https://www.abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

2021-2022 NBA PLAYOFFS

Okunması Gerekenler

SENDEN BAŞKA KİMİM VAR BENİM!

SENDEN BAŞKA KİMİM VAR BENİM! İngilizler, futbol taraftarlığını hayatı Cumartesi ve Pazar yaşayıp kalan beş gün de hafta sonu gelsin...

SÜRKLASE

O nasıl bir baskıydı öyle? Nasıl bir pres ? Ön alanda rakibe nefes aldırmayan oyuncular. Valencia, Crespo, Arao, Rossi...

HER DAKİKASI 0-0 GİBİ

Farklı olduğun için seni sevdim derler, neden sen de diğerleri gibi değilsin diye bitirirler, karı milleti işte, anlamak zor. Jesus...

2021-2022 NBA PLAYOFFS

Play-In turnuvası çok da sürpriz olmadan tamamlandı. 7. sıradaki 2 takım rahatcana maçlarını kazandı. 9. Sıradaki 2 takım Atlanta ve New Orleans ise deplasmandaki tek maçı kazanarak Play-off’a kaldılar. Play-off ilk turunda ilk maçlar oynandı. Ben 8 maçı da seyrettim ve her eşleşme ile ilgili görüşlerim iyice şekillendi. Gelin birlikte bakalım.

DOĞU KONFERANSI

#1 Miami – #9 Atlanta

Senenin genel performans olarak en dengeli oyununu gösteren takımdı Miami. Takım defansını çok iyi yapan, bir takım olarak oynayabilen, Lowry’nin liderliğinde Butler ve Adebayo’nun kalitesini, Robinson ve Herro’nun dış şutlarını çok iyi harmanlayan Miami’nin, konferansı lider bitirmesine rağmen diğer 3 rakibinden daha az şans verilmesi aslında onlar için bir avantaj. Trae Young haricinde gayet vasat bir kadroya sahip Atlanta’yı çok rahat geçeceklerdir. Bir sonraki tur bizi çok çekişmeli bir Miami-Philadelphia serisi bekliyor.

#2 Boston – #7 Brooklyn

Doğudaki ilk turun tek çekişmeli geçmesini beklediğim, aynı zamanda en ilgi çekici eşleşmesi. Brooklyn Harden’in takımı terk etmesi ve Simmons’in neden olduğu bilinmeyen sakatlığı sonrası kadrosu iyice zayıflayan ve tamamen 2 yıldızının sırtında taşınan bir takım. Diğer oyuncular bu 2 yıldızı kesinlikle tamamlamıyor. Seneye şampiyonluk adayı diye başlayıp ancak ilk turu geçebilecek seviyeye düşmek Durant ve Irving’in en formda yıllarını boşa geçirmelerine yol açıyor. Diğer tarafta senenin ikinci yarısının en formda takımı Boston, belki de en formda oyuncusu Tatum, çok iyi iki takım oyuncusu Smart ve Brown, sağlam bir savunma ve ev sahibi avantajı ile daha favori durumda. İlk maça bakarsak, Boston’un çok iyi oynaması ve Durant’ın kendi standartlarına göre vasat bir maç geçirmesine rağmen, maçı Boston son saniyedeki kötü Brooklyn defansı sayesinde kazandı. Bu da Brooklyn’in seriyi kazanabileceğine olan inancını artırmıştır. Benim düşüncem 5 ya da 7 maçta Boston’un turu geçeceği yönünde.

#3 Milwaukee – #6 Chicago

Ligin en güçlü ve istikrarlı takımlarından Milwaukee hem takım oyunu, hem iyi defans, hem de ligin kesinlikle en iyi hücum-defans oyuncusu Giannis’e sahip olması ile geçen seneki şampiyonluğunu koruyabilecek seviyede bir takım. Giannis için normal sayılacak bir sezon, Jokic ve Embiid’in insanüstü sezonları olmasa yine MVP’yi rahat alırdı. Seneye şahane başlayan Chicago, ikinci devre fabrika ayarlarına döndü. DeRozan’ın yaşlılığı ve LaVine’in aslında ancak iyi bir rol oyuncusu olduğunun ortaya çıkması ile Chicago düşüşe geçti, sezonu 6. bitirdi ve şimdi de Milwaukee’ye kolay yem olarak sezonu kapatacaklar.

#4 Philadelphia – #5 Toronto

Doğunun en ilgi çekici iki takımının eşleşmesi. Bir yanda son maçlara kadar tamamen tek başına oynayan Embiid’e sene sonunda Harden ve inanılmaz ilerleme gösteren Maxey’nin katılması ile çok güçlenen Philadelphia. Diğer yanda VanFleet, Şiakam ve şahane çaylak Barnes ile beklenenin çok üstünde başarı elde eden Toronto. Son 25 yılın en az 20’sinde MVP seçilecek bir sezon yaşayan Embiid, seçilemeyecek olduğunu bilerek kendini göstermek için daha da hırslı oynuyor. Philadelphia’nın sistemi de zaten her topu ona vermek. Nasılsa rakipler durduramıyor. Bu yüzden Sixers bu şeride daha şanslı, zira Toronto’da Embiid’i durduracak oyuncu yok.

BATI KONFERANSI

#1Phoenix – #9 New Orleans

Kağıt üzerinde bu konferanstaki tek kolay eşleşme. Ancak sezonun son 2 ayında büyük form yakalayan New Orleans, ilk sırayı garantileyip rölantide oynayan Phoenix’i ilk maç çok korkuttu ve son çeyrek Paul point god’ligini konuşturmasa, ilk maçı çalmak üzereydi. Bu maç Phoenix’i uyandıracaktır ve seriyi kolayca alacaktır. Önümüzdeki turlar için de uyarı olarak önemli olacak bu maç.

#2 Memphis – #7 Minnesota

İlk turun 8 maçında 2 takım deplasmanda kazandı. Minnesota bunlardan biriydi, zira hem şu anda ligin en formda takımlarının biriler, hem kendilerini kanıtlamak için çok çabalıyorlar, hem de inanılmaz hırslılar. Beverley ve Towns’in tavan yapmış egolarına Edwards da eklenince, normalde daha yukarılarda olabilecek bir takım oldular. Sezonun NBA’deki uzak arayla en büyük sürprizi Memphis ise favori çıktığı ilk maçta çuvalladı. Normal sezonun başka, takımdaki nerdeyse herkesin ilk kez tattığı seviyede Play-Off favorisi olmanın başka seviye olduğu ilk maçta suratlarına çarpıldı. Ne bir atak yapabildiler, ne doğru dürüst defans. İkinci maç çok önemli, 1-1 yapamazlarsa turu geçmeleri mucizeye kalır. Minnesota’nın bu turdaki en büyük sürprizi gerçekleştireceğini düşünüyorum.

#3 Golden State – #6 Denver

İki takım da tam kadro olduğunda NBA finaline çıkacak seviyede kadroya sahipler. Denver bu eşleşmede daha şanssız olan takım zira 2 ve 3. oyuncuları tüm sezon oynamadı. Jokiç’in MVP seçilecek olmasının ana sebebi de tamamen averaj oyunculardan kurulu bu kadroyla 2000 sayı-1000 rebound-500 assist diye yeni bir seviyeyi gerçekleştirip takımını Play-off’a direkt taşıması. Yine de, Curry’nin de dönmesi ile tam kadro güce yaklaşan Golden State’e karşı şansları yok. Warriors bu turu Curry’nin formunu yakalaması için kullanacaktır, zira hem sakatlık hem de biraz da yaslanmanın etkileri ile Curry son 10 yıldaki en kötü şut yüzdesi ile oynadığı sezonu yaşadı. Klay, Curry ve yeni splash kardeşi Poole’un en az ikisinin yüksek yüzde ile oynaması ile bu turu rahat geçerler. Ancak sonra özellikle Phoenix’i geçmek istiyorlarsa, Curry’nin MVP formuna geri dönmesi gerekir.

#4 Utah – #5 Dallas

Sekiz eşleşme içinde güç dengesi olarak birbirine en yakın iki takımın serisinde ben Doncic’in oynaması durumunda ibreyi Dallas’tan yana görüyorum. Zaten ilk maçta oynamayınca, formsuz Utah’ın maçı rahatça kazandığını gördük. Doncic olmasa ligin son sıraları için Houston, Detroit ile çekişecek kadar kötü bir kadrosu var Dallas’ın. Cuban’ın Doncic cevherini nasıl iyi bir kadro ile beslemediğini yıllardır sorguluyorum zaten. Utah ise bu seriyi Doncicsizlikten geçse de sonrası için hiç ışık vermeyen, dağınık, uyumsuz bir kadro haline geldi bir sene içinde. Bu da en iyi iki oyuncusu Mitchell ve Gobert’in hiç bir şekilde birbirini tamamlayan oyuncu olmamasından kaynaklanıyor. Bu sezon sonunda bu ikiliyi dağıtacaklarını ve Gobert’i takasta kullanacaklarını düşünüyorum. Doncic’in ikinci maçta dönüp maçı almasını ve seriyi de 7 maçta kazanmalarını bekliyorum. (bu yazı yayınlandığında ikinci maç oynanmış olacak)

Bundan sonrası için de hızlı ilk düşüncemi verecek olursam;

Doğu finali : Milwaukee-Miami. Kazanan Milwaukee
Batı finali : Phoenix – Golden State. Kazanan Phoenix
Geçen seneki finalin tekrarında şampiyon bu sefer Phoenix

Ne kadar doğru tahmin yapmış olduğumu bu turun sonunda, önümüzdeki tur için beklentilerimi belirteceğim yazımda göreceğiz. Bir kaç haftaya görüşmek üzere.

mail cuneyt.soydas@abcspor.com

twitter @cuneytsoydas

Önceki İçerikYENİ SEZONUN ŞİFRELERİ
Sonraki İçerikLİYAKAT

Son Haberler

SENDEN BAŞKA KİMİM VAR BENİM!

SENDEN BAŞKA KİMİM VAR BENİM! İngilizler, futbol taraftarlığını hayatı Cumartesi ve Pazar yaşayıp kalan beş gün de hafta sonu gelsin...

SÜRKLASE

O nasıl bir baskıydı öyle? Nasıl bir pres ? Ön alanda rakibe nefes aldırmayan oyuncular. Valencia, Crespo, Arao, Rossi hepsi piranha gibiydi. Doymak ta...

HER DAKİKASI 0-0 GİBİ

Farklı olduğun için seni sevdim derler, neden sen de diğerleri gibi değilsin diye bitirirler, karı milleti işte, anlamak zor. Jesus taraftarın seçimi değildi, Ali Koç...

ÇOK ÖNEMLİ GALİBİYET

Galatasaray sahasında ligde gol dahi yememiş, ligin flaş ekibi Konyaspor ile karşı karşıya geldi. Okan hoca kazanan takım bozulmaz geleneğiyle geçen haftaki kadroda değişiklik yapmadan...

GALATASARAY KÜKREMEYE BAŞLADI

İç sahadaki muhteşem geri dönüş maçından sonra Galatasaray deplasmanda Kasımpaşa’ya konuk oldu. Galatasaray bu maça yeni transferlerinden Icardi ve Mata kadroda değildi. Jensen, Yusuf...

Benzer Konular