efeYenilgiyi, gümüş madalyayı kabul etmeyip madalya törenine çıkmayan ABD’liler, devamında, bu sefer IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) nezdinde bir temyize başvurdular ve hem maçın hakemi Righetto’nun, hem de saat teknisyeni Chopard’ın desteğini alarak, “FIBA maçlarında saat geri alınmaz, saate süre eklenemez” iddiasını IOC’ye sundular1,2,3. Onların artık tek derdi, keyfi şekilde saate 3 saniye ekleyen FIBA Sekreteri R. William Jones’tu. Fakat IOC, bu durumun kendi yargı yetkisine girmediğini, yetkili merciin FIBA olduğunu söyleyerek, temyiz iddialarını reddetti3,4. Böylelikle, resmi olarak, ABD, maçı kaybetmiş ve gümüş madalyaya hak kazanmış sayıldı. ABD’liler halen daha maçın hakem Righetto’nun skor kağıdını imzalamadığını ve maçı tasdik etmediğini ileri sürseler de5, Sovyetler bunun tam aksine şahitlik ettiklerini savunurlar6. Ama durum halen daha net değil.

 

Bu maçın neticesinde neler mi oldu? ABD’li kadro ve teknik ekip, IOC ve ABAUSA’ın (USA Basketball) düzenli aralıklarla yapıcı yaklaşımlar içeren girişimlerine karşın, hatta kadrodan Ed Ratleff ve Tom Burleson’un 90’lı yıllarda yaptığı çağrılara rağmen, bugün bile gümüş madalyalarını almış veya almaya niyetli değil3,4,5,7,10. Madalyaları reddetmek, kimilerine göre FIBA’nın skandal kararlarına tepki (“Yenilmedik, dolandırıldık!” anlayışı hakim11), kimilerine göre ise “en kötüsünden bir sportmenliğe aykırılık örneği”4,8. Madalyaların kimin elinde olduğu bile bir muamma; çünkü o Olimpiyatlar’da yaşanan kaos sonrasında arşivcilik ikinci plana atılmış. Kimilerine göre madalyalar mahzende çürümeye bırakılmış, kimine göre İsviçre’de bir kasada duruyor11, kimilerine göre ise bir IOC yetkilisi o madalyaları bir köşeye atılmaktan kurtarmış, anı niyetine evinde saklıyor5. Kısacası bu durum, basketbol arşivcilerinden başka kimsecikler tarafından önemsenmiyor10

 

Her şeye rağmen, çok zor ve çok sorunlu bir maç oynanmış ve 3 saniye gibi kısacık bir süre için, düzinelerce skandal oluşmuş, bunu net bir şekilde görebiliyoruz. Tabi maçın bu bölümüne dek ne kadar çetin geçtiğini de, maçta 20 sayı atan Sergei Belov dışında çift hanelere çıkan hiçbir oyuncunun olmamasından anlayabiliyoruz9. ABD, böylelikle hem altın madalyadan oldu, hem de Olimpiyat tarihindeki ilk mağlubiyetle tanıştı. Tabi ABD’nin bu gelişmeler neticesinde ilk kez Avrupa’yı ciddiye aldığını ve Avrupa basketbolunu takip etmeye başladığını6,11,12,13, hatta 1974 yılında ABAUSA’i (şimdiki USA Basketball, yani Amerika Basketbol Federasyonu) kurduğunu ve çok daha resmi ve sistematik biçimde uluslararası turnuvalara amatör takımlarını hazırladığını da unutmayalım14. Üzerine bir de, hızını alamayan SSCB’nin, bu kadroyla bir de 1974 Dünya Şampiyonası’nda altın madalyaya eriştiğini ekleyelim (ki finallerde, Salnikov’un 38 sayılık olağanüstü performansıyla, yine ABD’yi yenip şampiyonluğa ulaştılar15).

 

Bir yanda koç Hank Iba hem o kargaşada cüzdanını çaldırıyor, hem de devamında ABD Milli Takımı’ndan kovuluyordu16; diğer yanda ise, Sovyet oyuncular ve teknik ekip, bir destanın ulusal kahramanları haline geliyordu. Bilhassa Sergei Belov, Aleksandr Belov, Edeshko ve koç Kondrashin’in adı altın harflerle Avrupa, Sovyetler ve Dünya tarihine yazılmıştı. Kondrashin ölene dek, tartışmalar yüzünden sevincinin biraz buruk olduğunu, fakat buna rağmen hayatının en büyük başarısının ’72’deki altın madalya olduğunu söyledi17. Edeshko ise, kazanmayı sonuna dek hak ettiklerini ve söylentilerden zerre kadar rahatsızlık duymadığını belirtti; o’na göre rakipleri ABD, her zaman her yerde mutlaka 1. olmaya şartlanan, olmayınca da kabahati muhakkak başkalarına yükleyen, bahanelerin ardına saklanan bir ülke olduğu için, tartışmaların bitmemesi normaldi3,11,13,17,18. Elbette ki ABD’li oyuncular hiç de onunla aynı fikirde değillerdi. Hatta Edeshko ve Sergei Belov’un, Doug Collins ile daha sonra da yıldızı hiç barışmadı12.

 

Fakat her ne olmuş olursa olsun, Andrei Kirilenko’dan Vitaly Fridzon’una, Arvydas Sabonis’ten Vladimir Tkacthenko’suna pek çok Sovyet ekolü basketbolcunun kahramanı olmayı başaran ’72 kadrosu, ’88 Seul gibi nice yeni zaferlere de ilham verdi12. Hep, gurur kaynağı oldular. Hakemler ise, her şeyin sorumlusu olarak aradaki dil farklılığını (hakemler Brezilyalı, Bulgar; masa hakemleri Alman, saat teknisyeni Fransız, FIBA Sekreteri İngiliz, taraflar ise Amerikalı ve Sovyet’ti – resmen fıkra gibi!) ve iletişim sorununu gösteriyorlar1,2,3. Konuya bir de siz yaklaşmak istiyorsanız, gerekli görüntülerin linklerini yazının en bitiminde bulabilirsiniz5,19,20,21.

 

Kıssadan hisseye gelirsek: Tarihin bu en tartışmalı maçından da gördük ki, 3 saniye bile, önünü alamayacağınız tarihi hataları doğurabiliyor. Yani, Efes’in Real Madrid karşısında çalınan 23 saniyesi, şu maçtaki 3 saniye düşünüldüğünde, tam bir rezalet ve faciadır. Belki hiçbir şeyi değiştirmezdi o galibiyet, ama kim bunu bilebilir ki? Hem de Efes o maçta bileğinin hakkıyla öndeyken, Real de o eklenen 23 saniye içerisinde ivmesini tamamlayıp, geriden gelip öne geçmiş ve maçı kazanmışken?

 

Biz biz olalım, hakkımıza sonuna kadar sahip çıkalım. Sene artık 1972 değil, 2016’ya doğru gidiyoruz ve halen daha temsilcilerimizin hemen her maçında ayrı bir hakem stresi yaşanıyor. Madem ki FIBA Avrupa Başkanı artık Turgay Demirel, bize imtiyaz tanınmasın, ama hakkımızı yiyenler de ayağını denk alsın, aldırılsın…

 

Tüm temsilcilerimize lig ve Avrupa maçlarında sonsuz başarılar,

 

Herkese basketbol keyfi dolu bir hayat dilerim…

 

Yazarın diğer yazılarına erişmek için tıklayın

 

mail: efe.ozenc@abcspor.com

twitter: @efe_ozenc

Youtube: Turuncu ve Siyah Kadar Yuvarlak

 

[1]https://news.google.com/newspapers?id=tzkQAAAAIBAJ&sjid=VI8DAAAAIBAJ&pg=3264,1200612&dq=completely-irregular-and-outside-the-rules&hl=en

[2]https://news.google.com/newspapers?id=WmwRAAAAIBAJ&sjid=SeEDAAAAIBAJ&pg=6834,6857221&dq=completely-irregular-and-outside-the-rules&hl=en

[3]http://www.bloomberg.com/news/articles/2012-07-23/three-seconds-at-1972-olympics-haunt-u-s-basketball

[4] https://en.wikipedia.org/wiki/1972_Olympic_Men%27s_Basketball_Final

[5]https://www.youtube.com/watch?v=RwZuPi4cbyg (ESPN’in hazırladığı, Final ve madalyaların sonrası belgeseli)

[6] http://www.slamdunk.ru/history/olympics?Id=3076

[7] http://library.la84.org/SportsLibrary/JSH/JSH2002/JSH2903/jsh2903ag.pdf

[8] http://www.bloomberg.com/news/articles/2012-07-25/1972-olympic-ruling-signaled-end-of-cold-war-collegians

[9]http://archive.fiba.com/pages/eng/fa/game/p/gid/A/grid/7/rid/570/sid/2938/tid/2792/_/1972_Olympic_Games_Tournament_for_Men/statistic.html

[10] http://www.kentucky.com/sports/spt-columns-blogs/john-clay/article44373849.html

[11] http://www.theguardian.com/sport/blog/2011/nov/16/usa-ussr-olympic-basketball-1972

[12] http://espn.go.com/olympics/summer/2012/basketball/story/_/id/8242402/remembering-1972-us-olympic-squad-40-years-later-russian-reaction

[13] http://espn.go.com/classic/s/Classic_1972_usa_ussr_gold_medal_hoop.html

[14] https://en.wikipedia.org/wiki/USA_Basketball

[15]http://www.linguasport.com/baloncesto/internacional/mundial/1974_SANJUAN_gd.htm

[16] http://www.seattlepi.com/default/article/Olympics-Flashback-1972-Terror-and-turmoil-1280301.php

[17] http://articles.latimes.com/1989-09-24/sports/sp-507_1_olympic-basketball

[18] http://articles.latimes.com/1992-07-18/sports/sp-3572_1_soviet-union-s-basketball

[19] https://www.youtube.com/watch?v=5sMX65Y3wPc (O meşhur 3 saniye)

[20] https://www.youtube.com/watch?v=6oIMdwuLe_o (Yine, o 3 saniyelik kaos)

[21]https://www.youtube.com/watch?v=NuBm0PRt23I (Final maçının tamamı)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz