https://www.abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BAŞARISI TER KOKAN KULÜP, FEYENOORD…

Okunması Gerekenler

ÇEKİRGE YİNE SIÇRADI

Hayır, bu futbolla olmaz. Çok zor olur işimiz. Çekirge son bir kaç maçtır olduğu gibi yine sıçradı ama bu her zaman...

İKİSİYLE DE OLMAZ

Adam fabrikada bir bekçi ama aslında gözlem yapma hastalığına tutulmuş bir gözlemci ve bunu da sürekli dile getiriyor: - Ben...

KENDİME GELDİM

Hayır Galatasaray yenilgisinin telafisi değil bu, o iş kolay değil. Iyi oynadık, futbola doyduk gibi bir şey de demeyeceğim....

BAŞARISI TER KOKAN KULÜP, FEYENOORD…

Yaklaşık 1,5 yıl Amsterdam’da yaşadım. Yaşadığım bu süre zarfında Rotterdam’a sıklıkla gitme fırsatım oldu. Ayrıca Johan Cruyff Institute’da eğitim alırken, eğitmenlerim ile Hollanda kulüpleri üzerine sohbet ettim. Çok doğal olarak eğitmenlerimin önemli bir kısmı Ajax’ı destekliyorlardı. En büyük rakip olarak da Feyenoord’u görüyorlardı. Bana garip gelen ise Feyenoord’dan daha fazla şampiyonluğu olan PSV Eindhoven’ın bir büyük olarak görülmemesi idi. Son dönemin parlayan kulübü olarak da AZ Alkmaar’dan çekiniyorlardı. AZ Alkmaar’ı ben hep Trabzonspor’a benzetirim. Akademisi ile güçlü Hollanda’nın üç büyüklerine kafa tutan futbol kulübüdür.

Amsterdam’da Feyenoord taraftarına rastlamak pek mümkün değildir. Amsterdam’da Ajax tutulur. Her zaman takımları ile gurur duyarlar. Sokakta Feyenoord forması giyerseniz, problem yaşayabilirsiniz. Yani öyle saygılı bir rekabetten söz etmek pek mümkün değildir. Ne yazık ki, Feyenoord Amsterdam’da küçük görülür. Rotterdam’da ise Ajax’a karşı derin bir kin vardır. En büyük hedef her zaman Ajax’ı yenmektir. Aralarındaki bu rekabetten en iyi yararlanan kulüplerin ise PSV Eindhoven ve Alkmaar olduğunu söyleyebiliriz. Rotterdam’ın diğer kulüpleri Sparta Rotterdam ve Excelsior, Feyenoord’a göre çok daha küçük takımlardır. Sparta Rotterdam için aristokratların ve zenginlerin kulübü olduğunu söylersek yanlış yapmayız. Excelsior’un neden tutulduğunu ise hiçbir zaman anlamadım. Varlığının sebebini de…

Şimdi gelelim, Feyenoord’a. Öncelikle ben Feyenoord taraftarıyım. Beşiktaş JK, Liverpool, Real Betis, AEK gibi.. Eğitmenlerimle konuşmalarımda, Feyenoord ile ilgili olarak üzerinde durdukları önemli bir konu vardı. Feyenoord çok mücadele eder. Mücadeleyi seven oyuncular transfer eder ya da kadrosunda bulundurur. Taraftarları oyuncularından sahada önce mücadele ettiklerini görmek ister. Bu hali ile Beşiktaş JK’ya çok benzetirim. Feyenoord için mücadele herşeydir. Mücadelede çok ter dökülür. Biraz iğrenç olacak ama başarıları her zaman ter kokar. Yani başarıyı bir Ajax, bir PSV Eindhoven kadar kolay elde edemezler. Taraftarı 12. adamıdır. Kadrolarında 12 numaralı oyuncu bulundurmazlar. Taraftarları her zaman tribünlerde yerini alır. İyi zaman değil aynı zamanda kötü zaman dostudur…
Kendisini dış dünyaya tanıtmakta güçlük çeken Rotterdam’ın dünya çapında en iyi bilinen markası Feyenoord futbol kulübüdür diyebilirim.

Hollanda’yı ve özellikle Hollanda futbolunu Amsterdam-Rotterdam rekabeti üzerinden okumak mümkündür. Elit ve üst sınıf olarak görülen Amsterdam’la emekçi şehri Rotterdam arasındaki farklar oldukça fazladır. Bu farkların en büyüğü coğrafyadan kaynaklanmaktadır. Rotterdam bir deltanın üzerinde kurulu olup, tüm varlığını denizle ve nehirlerle mücadeleye dayandıran bir şehirdir. Bu şehrin asıl ruhunu yaşamak için kırk kilometre uzunluğundaki bir sahil şeridini kaplayan limanı ve burada çalışan binlerce işçiyi görmek gerekmektedir. Hollanda’nın iki büyük şehrinden biri olan Rotterdam, neredeyse her şeyini deniz ticaretine borçlu olan ülkenin can damarıdır. Feyenoord, adını şehrin uzun süre tersanelere ev sahipliği yapan mahallesi Feijenoord’dan almaktadır. Ancak isim 1970’lerde Avrupa’da daha rahat telaffuz edilebilmesi için bugünkü hâline getirilmiştir.

Kazandığı 15 Hollanda Lig Şampiyonluğu (Eredivisie), 13 Hollanda Kupa Şampiyonluğu, 4 Hollanda Süper Kupası ve 1 Şampiyon Kulüpler Kupası Şampiyonluğu 2 UEFA Kupası Şampiyonluğu, 1 Kıtalararası Kupa Şampiyonluğu ile yalnızca Rotterdam’da değil çevre şehirlerde de çok büyük bir taraftar tabanına sahiptir. Bugün kulübün bir buçuk milyona yakın taraftarının olduğu tahmin edilmektedir ki bu bir milyondan fazla nüfusu olmayan şehir için ciddi bir rakamdır. Feyenoord taraftarları, nam-ı diğer Het Legioen, ülkenin en
sadık taraftarı olarak kabul edilmektedir. De Kuip Stadyumu’ndaki atmosfer de Hollanda’daki diğer stadyumlara örnek gösterilmektedir.

Ancak yaşadığı bütün başarılara ve arkasındaki büyük desteğe rağmen Feyenoord bu aradalar çok başarılı günler geçirmemektedir. Zira futbol kapitalizminin bütün yıkıcılığı kendini bu kulüpte de hissettirmektedir. Kulüp daha zengin Ajax ve PSV Eindhoven’in gerisinde kalıp Şampiyonlar Ligi’ne katılamadığı için son dönemlerde finansal sıkıntılar yaşamaktadır. Son 10 yılı değerlendirdiğimizde, Ajax’ın 6, PSV Eindhoven’in 3, Feyenoord’un ise 1 şampiyonluğu bulunmaktadır. O şampiyonluk da 2016-2017 sezonundaelde etmiştir. Pierre van Hooijdonk, Giovanni van Bronckhorst, Dirk Kuyt, Ove Kindvall, Henrik Larsson, Roy Makaay, Robin van Persie, Ronald Koeman, Ruud Gullit ve Johan Cruyff Feyenoord’da oynamış olan önemli futbolculardır.

Ajax ve Feyenoord arasındaki rekabet transfer piyasasında da sürmektedir. 2021 yaz döneminde Feyenoord’da forma giyen Steven Berghuis’in Ajax’a transferi Feyenoord taraftarını çok öfkelendirmiştir. Teknik direktörlüğünü Arne Slot’un yaptığı Feyenoord ligde 39 puan ile PSV Eindhoven ve Ajax’ın ardından 3. sırada bulunmaktadır. Avrupa Konferans Liginde Slavia Prague, Union Berlin ve Maccabi Haifa’nın bulunduğu grubu lider olarak tamamlamayı başararak son 16’ya kalmayı garantilemiştir.

Saygılarımla,

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: halit.giray@abcspor.com

twitter: @halitselimgiray

Son Haberler

ÇEKİRGE YİNE SIÇRADI

Hayır, bu futbolla olmaz. Çok zor olur işimiz. Çekirge son bir kaç maçtır olduğu gibi yine sıçradı ama bu her zaman...

İKİSİYLE DE OLMAZ

Adam fabrikada bir bekçi ama aslında gözlem yapma hastalığına tutulmuş bir gözlemci ve bunu da sürekli dile getiriyor: - Ben bir gözlemciyim diyor, hem de...

KENDİME GELDİM

Hayır Galatasaray yenilgisinin telafisi değil bu, o iş kolay değil. Iyi oynadık, futbola doyduk gibi bir şey de demeyeceğim. Taraftar olarak kendime geldim sadece....

BU KADAR

Ekonomi kitaplarında ne kadar terim varsa uygulamalı öğreniyoruz, hiper enflasyonu öğrendik, enflasyon içinde durgunluk manasına gelen stagflasyon kapıda, yakında onu da uygulamalı öğrenecek yurdum...

10 SENE DAHA BU İŞ OLMAZ

Çok yaşlı bir adamla genç bir kadın iş tutuyorlar, akıllara Züğürt Ağa filmindeki sahneyi de getirebilir, her neyse yaşlı adamın kalbi bu heyecanı kaldırmıyor...

Benzer Konular