https://www.abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BİR BAŞARISIZLIĞIN SEBEBİ BİLİNMEZ Mİ?

Okunması Gerekenler

FASİH-İ MEHCUR

FASİH-İ MEHCUR Eskiler galat-ı meşhur fasih-i mehcurdan evladır derler. Günümüz Türkçesi ile anlatmak gerekirse günlük hayatta yaygın olarak kullanılan yanlışlar,...

BEYZBOLDA WILD CARD HEYECANI

Amerikan Beyzbol Ligi, MLB interaktif iki lig (Amerikan Ligi ve Ulusal Lig) ve her iki ligde beşer takımın oluşturduğu...

LİDERLİK GÜZELDİR

Liderlik güzeldir Neden mi güzeldir, çünkü itici güçtür, sizi hep orada olmaya iter. Kendinizle savaşırsınız ve altınızdaki herkesin birbirine yakın...

BİR BAŞARISIZLIĞIN SEBEBİ BİLİNMEZ Mİ?

EURO 2020 geçen hafta sona erdi. İtalya’yı başarıya götüren en önemli faktör İtalya’nın her hali ile takım olması idi. Bunu sağlayan teknik direktör Roberto Manchini ve ekibini kutlamak gerekiyor.

08 Temmuz günü Şenol Güneş’in yapmış olduğu basın toplantısı oldukça gündemde kaldı ki bence çok normaldir. Ben halen bu toplantı ile ilgili bir kaç konuya değinmek istiyorum. Sanıyorum basında yapacağım yorumlara benzer yorumlar yapılmadı. Yapıldı ve ben kaçırdıysam şimdiden kusuruma bakmayın.

Türkiye’nin aslında milli takım olarak Dünya Kupası ve Avrupa Futbol Şampiyonalarında toplamda üç başarısı var. 2002 Dünya Kupası üçüncülüğü ve 2000 ve 2008 Avrupa Futbol Şampiyonalarında çeyrek final (6.’lık) ve yarı final başarılarımız (3.’lük) var. Bu kadar.
Diğer tüm başarılar neticede kayıtlara geçecek anlamda olmayan mütferit önemli başarılar ama o da o kadar.

Biraz gerçekçi olmamız lazım. Biz ekol ülke takımlarını yendiğimizde ya da Dünya Kupası ya da Avrupa Futbol Şampiyonalarına katılmaya hak kazandığımızda destan yazmışcasına seviniyoruz. Ama neticede bu turnuvalarda en az çeyrek final oynamak gerçek başarı.

Peki şimdi kısaca bu turnuvalardaki milli takım kadrolarını isterseniz bir inceleyelim. Tüm bunlardan bir çıkarımım olacak ki, Şenol Güneş’ten böyle bir açıklama beklerdim.

2000 – Avrupa Futbol Şampiyonası Kadrosu:
Teknik Direktör: Mustafa Denizli.
Kadro: Rüştü Reçber (Fenerbahçe), Ömer Çatkıç (Gaziantepspor), Fevzi Tuncay (Beşiktaş), Tayfur Havutçu (Beşiktaş), Ogün Temizkanoğlu (Fenerbahçe), Fatih Akyel (Galatasaray), Alpay Özalan (Fenerbahçe), Arif Erdem (Galatasaray), Okan Buruk (Galatasaray), Tugay Kerimoğlu (Rangers), Hakan Şükür (Galatasaray), Sergen Yalçın (Galatasaray), Tayfun Korkut (Fenerbahçe), Osman Özköylü (Trabzonspor), Suat Kaya (Galatasaray),
Mustafa İzzet (Leicester City), Ergün Pembe (Galatasaray), Oktay Derelioğlu (Gaziantepspor), Ayhan Akman (Beşiktaş), Abdullah Ercan (Fenerbahçe), Hakan Ünsal (Galatasaray), Ümit Davala (Galatasaray).

22 kişilik kadronun 2 oyuncusu haricinde tüm oyuncular Süper Ligde oynuyordu. 9 oyuncu
Galatasaray’dan, 5 oyuncu Fenerbahçe’den, 3 oyuncu Beşiktaş’dan, 2 oyuncu Gaziantepspor’dan ve 1 oyuncu da Trabzonspor’dan kadroya dahil edilmişti. Turnuvada çeyrek final oynamayı başardı. O dönem Süper Ligde yabancı kontenjanı 5+1 idi. Tam anlamı ile süper lig oyuncularının boy gösterdiği bir turnuva olmuştu.

2002 – Dünya Kupası Kadrosu:
Teknik Direktör: Şenol Güneş.
Kadro: Rüştü Reçber (Fenerbahçe), Ömer Çatkıç (Gaziantepspor), Zafer Özgültekin (MKE Ankaragücü), Emre Aşık (Galatasaray), Bülent Korkmaz (Galatasaray), Fatih Akyel (Fenerbahçe), Alpay Özalan (Aston Villa), Arif Erdem (Galatasaray), Okan Buruk (Inter), Tugay Kerimoğlu (Blackburn Rovers), Hakan Şükür (Parma), Yıldıray Baştürk (Leverkusen), Hasan Şaş (Galatasaray),  Mustafa İzzet (Leicester City), Tayfur Havutçu (Beşiktaş), Nihat Kahveci (Real Sociedad), Ümit Özat (Fenerbahçe), İlhan Mansız (Beşiktaş), Ergün Penbe (Galatasaray), Abdullah Ercan (Fenerbahçe), Hakan Ünsal (Blackburn Rovers), Emre Belezoğlu (Inter), Ümit Davala (Milan).

23 kişilik kadronun 10 oyuncusu haricinde tüm oyuncular Süper Ligde oynuyordu. 5 oyuncu
Galatasaray’dan, 4 oyuncu Fenerbahçe’den, 2 oyuncu Beşiktaş’dan, 1 oyuncu Gaziantepspor’dan ve 1 oyuncu da MKE Ankaragücü’nden kadroya dahil edilmişti. Turnuvada yarı final oynamayı başardı.

O dönem Süper Ligde yabancı kontenjanı 5+1+2 idi. Aslında kadroda yer alan 10 oyuncunun yurt dışında oynuyor olması bizi yanıltmasın. Galatasaray’ın 2000 yılında UEFA Kupasını alması ile Okan Buruk, Hakan Şükür, Hakan Ünsal, Emre Belezoğlu ve Ümit Davala Avrupa yolcusu olmuştu. Yani bu oyuncuların 5’i aslında yine Süper Lig kökenli ve tecrübeli futbolculardı. Alpay Özalan, Tugay Kerimoğlu, Nihat Kahveci de 3 büyüklerde oynamış yine Süper Ligin tecrübeli oyuncuları idi. O dönemde gerçek anlamda yurt dışından gelen bir tek Yıldıray Baştürk ve Mustafa İzzet vardı.

2008 – Avrupa Futbol Şampiyonası Kadrosu:
Teknik Direktör: Fatih Terim.
Kadro: Rüştü Reçber (Beşiktaş), Volkan Demirel (Fenerbahçe), Tolga Zengin (Trabzonspor), Servet Çetin (Galatasaray), Hakan Balta (Galatasaray), Gökhan Zan (Beşiktaş), Emre Belezoğlu (Fenerbahçe), Mehmet Topal (Galatasaray), Mehmet Aurelio (Real Betis), Nihat Kahveci (Villareal), Semih Şentürk (Fenerbahçe), Gökhan Karadeniz (Rubin Kazan), Tümer Metin (Larissa), , Emre Güngör (Galatasaray), Arda Turan (Galatasaray), Emre Aşık (Galatasaray), Uğur Boral (Fernerbahçe), Tuncay Şanlı (Middlesbrough), Colin Kazım Richards (Fenerbahçe), Ayhan Akman (Galatasaray), Sabri Sarıoğlu (Galatasaray), Mevlüt Erdinç (Sochaux), Hamit Altıntop (Bayern Munich),

23 kişilik kadronun 7 oyuncusu haricinde hepsi Süper Ligde oynuyordu. 8 oyuncu Galatasaray’dan, 5 oyuncu Fenerbahçe’den, 2 oyuncu Beşiktaş’dan ve 1 oyuncu da Trabzonspor’dan kadroya dahil edilmişti.
Turnuvada yarı final oynamayı başardı. O dönem Süper Ligde yabancı kontenjanı 6+2+2 idi. Aslında yurt dışında oynayan Mevlüt Erdinç ve Hamit Altıtop dışında diğer futbolcularda yine dört büyüklerde oynamış, Süper Ligin tecrübeli oyuncuları idiler. Mehmet Aurelio için zaten fazla yorum yapmaya gerek yok. Hizmetini verdi, kendisine teşekkür edildi. O dönemin piyangosu idi.

2020 – Avrupa Futbol Şampiyonası Kadrosu:
Teknik Direktör: Şenol Güneş.
Kadro: Uğurcan Çakır (Trabzonspor), Mert Günok (İstanbul Başakşehir), Altay Bayındır (Fenerbahçe), Zeki Çelik (Lille), Merih Demiral (Juventus), Çağlar Söyüncü (Leicester City), Okay Yokuşlu (West Bromwich Albion), Ozan Tufan (Fenerbahçe), Cengiz Ünder (Leicester City), Dorukhan Toköz (Beşiktaş), Kenan Karaman (Fortuna Düsseldorf), Hakan Çalhanoğlu (Milan), Yusuf Yazıcı (Lille), Umut Meraş (Le Havre), Taylan Antalyalı (Galatasaray), Ozan Kabak (Liverpool), Enes Ünal (Getafe), Burak Yılmaz (Lille), Rıdvan Yılmaz (Beşiktaş),
Orkun Kökçü (Feyenoord), Abdülkadir Ömür (Trabzonspor), İrfan Can Kahveci (Fenerbahçe), Kaan Ayhan (Sassuolo), Kerem Aktürkoğlu (Galatasaray), Mert Müldür (Sassuolo), Halil Dervişoğlu (Brentford).

26 kişilik kadronun 16 oyuncusu yurt dışında oynarken ancak 10 oyuncu Süper ligde oynuyordu. 3 oyuncu Fenerbahçe’den, 2 oyuncu Galatasaray’dan, 2 oyuncu Beşiktaş’dan 2 oyuncu Trabzonspor’dan ve 1 oyuncu da İstanbul Başakşehir’den kadroya dahil edilmişti. Turnuvada sonuncu oldu.

Yani milli takımın % 60’ı yurt dışında oynayan futbolculardan oluşuyordu ki, ilk 11’de bu oran çok daha yüksek idi. Süper Ligde Yabancı Kontenjanı ise 14+2 idi. Kadronun yaş ortalamasıda diğer turnuvalarda başarılı olmuş olan milli takım kadrolarına göre çok daha genç idi. Yaş ortalamamız 24.58 idi. Yurt dışında oynayan 16 oyuncunun profili daha önceki turnuvalarda yurt dışından gelen oyunculardan farklı idi. Bu 16 oyunculardan Yusuf Yazıcı, Okay Yokuşlu, Ozan Kabak ve Burak Yılmaz dışında kalan 12’si ya yurt dışında yetişmiş ya da Anadolu kulüplerimizden çok genç yaşta yurt dışına direkt transfer olmuş
futbolculardı. Yani yetenekli futbolcular idi ama tücrübe kazanma aşamasındaki futbolculardı. Bu arada, Yusuf Yazıcı, Okay Yokuşlu ve Ozan Kabak’ın da süper ligte yıllarca oynadığından bahsedemeyiz. Zaten artık Avrupa’da uyandı. Üç büyüklerde oynamış futbolcuları kadrolarına yüksek bedellerle katmak istemiyorlar. Artık süper lig hatta 1. Ligden potansiyel içeren futbolcuları izleyip çok daha uygun bedeller karşılığında kadrolarına katıyorlar.

Peki, tüm bunlar acaba bize neyi gösteriyor?
Milli takım eskiden motivasyon (milli duyguları en yüksek seviyede tutma) ile oynardı çünkü oyuncular ağırlıklı olarak kapalı bir sistemde oynayan süper ligden gelirdi. Yurt dışından gelen futbolcularımızın büyük bir çoğunluğu da yine geçmişlerinde süper ligde üç büyüklerde oynamış kendilerini ispatlamış futbolculardı. Yine milli takımın bel kemiğini üç büyükler oluştururdu.
Şimdi ise milli takım ağırlıklı olarak Avrupa’da oynayan futbolculardan oluşuyor. Bu oyuncular için eski motivasyon stratejisi geçerliliğini kaybetti. Onları kulüplerinde başarıya götüren oyun sistemleri idi. Bizim ne yazık ki milli takımımızda olmayan bir oyun sisteminden bahsediyorum. Şenol Güneş’in başarısızlığının sebebini bilmeği konu işte bu. Ya da biliyor ama bilmemezliğe geliyor..

Şenol Güneş şunu açıkca söyleyebilirdi. Eskiden başarıya ulaşan milli takımlarımızı oluşturan futbolcular ağırlıklı olarak süper ligteki 3-4 takımdan gelirdi. O oyuncuları kaynaştırmak ve birlikte oynatmak daha kolay olurdu. Hazır gelirlerdi. O zamanlar milli duygular üzerinden motivasyonu sağlamak daha kolaydı.
Avrupa ile bu kadar iç içe değildik. Artık milli duygular üzerinden “yaparsın, edersin” ile işler yürümüyor. Yürüse bile uzun süreçli ne yazık ki olamıyor. Oyuncular nispeten tecrübesiz ama çok yetenekli. Bu oyuncuları takımlarında başarılı kılan oyun planları idi. Ne yazık ki, bu planı ben oluşturamadım.
Zamanım yetmedi. Motivasyon da işe yaramadı. Başarılı olamadık, diyebilirdi. Dese ne olurdu? Ortam bu kadar gerilmezdi. Kimse de Şenol Güneş’in bu kadar üzerine gitmezdi.

Çözüm mü?
Ben Şenol Güneş’in bir oyun planı oluşturabileceğini düşünmüyorum. Belki belli başlı maçlarda münferit başarılar elde edebilir ama uzun soluklu başarılı bir milli takım yaratabileceğini düşünmüyorum. 2002 Dünya Kupasındaki başarımızı şans olarak tabi görmüyorum ama belli başlı bir oyuncu grubunun önemli bir başarısı olarak görüyorum. Şenol Güneş’in o dönemdeki motivasyonal gücünü azımsayacak değilim
ama grup maçlarında da aslında oldukça zorlanmıştık. Yine oyun planımızdan çok bahsedemezdik. Şenol Güneş ile kendimizi ancak Fransa ve Hollanda gibi maçlarla kandırırız sonra yine hayal kırıklıkları yaşarız.

Milli takımın başına milli takımın oyuncu yapısına uygun oyun planını oluşturacak uzun dönemli yabancı bir teknik direktörün gelmesi şart. İşte o zaman elimizdeki bu değerli oyunculardan verim almaya başlayabiliriz…
Milli takımın bir oyun stratejisi olur. İdeale yakın bir 11’i olur. Bunun için TFF’nin en uygun yabancı teknik direktörü getirmesi gerekir.

TFF’nin böyle bir niyeti ve vizyonu var mı? HAYIR! O zaman Allah sonumuzu hayır etsin…

Saygılarımla,

mail: halit.giray@abcspor.com

twitter: @halitselimgiray

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

FASİH-İ MEHCUR

FASİH-İ MEHCUR Eskiler galat-ı meşhur fasih-i mehcurdan evladır derler. Günümüz Türkçesi ile anlatmak gerekirse günlük hayatta yaygın olarak kullanılan yanlışlar,...

BEYZBOLDA WILD CARD HEYECANI

Amerikan Beyzbol Ligi, MLB interaktif iki lig (Amerikan Ligi ve Ulusal Lig) ve her iki ligde beşer takımın oluşturduğu üç grup ile oynanır. Her...

LİDERLİK GÜZELDİR

Liderlik güzeldir Neden mi güzeldir, çünkü itici güçtür, sizi hep orada olmaya iter. Kendinizle savaşırsınız ve altınızdaki herkesin birbirine yakın olmasını istersiniz, puan kaybederek olması...

YORGUN LİDER

İşin içine Avrupa Kupası ve hafta arası lig maçları girince yıprandık. Hoca bazı bölgelerde rotasyon yaptı ancak bazı oyuncuların alternatifi olmadığı için rotasyona gidemedi....

İNANMAK KAZANMANIN YARISI

İNANMAK KAZANMANIN YARISI Marsilya deplasmanından alınan puan ile moralli bir şekilde Türkiye’ye dönen Sarı-kırmızılılar bekleme yapmadan bu sefer de Rize deplasmanına çıktı. Maça yine kadroda rotasyonla...

Benzer Konular