Köylü kısmının hediyesi bellidir, acıkana yumurta, müjdeciye tavuk.. Futbol takımın hediyesi de ya galibiyettir ya da avantajlı bir skor. 2019’un şu son günlerinde Fenerbahçe taraftarı elbet bir yeni yıl hediyesi bekliyordu, haklılar da ama bir futbolsever olarak Fenerbahçe futbol takımının sağ salim İstanbul’a dönmesi 3 puandan çok daha önemli.

4 yıl önceki faciayı unutturmayalım, ucu kimlere dokunuyorsa artık o cinayet girişiminin faillerinin de bir türlü bulunamamış olmasını da tekrar hatırlatalım..

Serdar’ın yokluğunda Zanka, Jailson ile ilk 11’deydi, onun haricinde Fenerbahçe BJK maçı kadrosuyla sahadaydı.

Tolga- Gustavo-Ozan üçlüsü beraber oynadığında Fenerbahçe orta sahada çok dirençli ve enerjik oluyor, neden Rodriguez oynamıyor diye o yüzden sorgulamıyorum, artı Rodriguez de yaratıcılıktan çok uzaktı son haftalarda.

Deniz tam manasıyla bir kanat oyuncusu değil, bildiğin orta saha oyuncusu; Tolga da sol açık değil, bu şekilde üretken olmak çok zor gibi görünse de maça Fenerbahçe çok istekli başladı, ilk 15 dakika kalecisine top dahi gitmedi, iki kere Ozan, bir kere Vedat’la kaleyi yokladı, 13. dakikada frikikten Deniz’le öne geçti ama 19.dakikada da kalesinde yaşadığı ilk ciddi atakta golü yedi.

İlk atakta golü yemek artık bir klişe oldu, bu işin kısmetsizlikle falan açıklanabilir bir durumu kalmadı bence.. Bu defans gol yemeye müsait, ilkinde olmasa ikincisinde olacak, olmadı 3-4-5.sinde..

Yenilen golde yine tanıdık sahneler gördük, kaleci Altay yine bir yan topa çıkayım mı çıkmayım mı karasızlığında anlamsız bir yerde çakıldı kaldı, Zanka da yine adamını kaçırdı..

Bu kadar iyi başladığın ve hatta öne geçtiğin bir deplasman maçında rakibine bu kadar basit bir gol şansı verirsen, yalnızca rakibinin maça ortak olmasını saplamış olmazsın, rakibini maçı kazanmaya yakın taraf haline getirirsin ki; öyle de oldu, Rizespor bir anda şevklendi, her topa basmaya başladılar hatta ölü pozisyonlarda fauller yapmaya başladılar aşırı motivasyondan..

Fenerbahçe yenilen golün ardından sakin kalmayı ve topa tekrar sahip olmayı bir şekilde başardı ilk yarının kalan dakikalarında ama Vedat’ı bir türlü etkili bölgede topla buluşturamadılar..

Dediğim gibi iki kanat çalışmadı, Max Kruse da yine çok etkisizdi, Gustavo ve Ozan’ın çabaları da yeterli olmadı..

İkinci yarıya değişikliklerle başlamak lazımdı, sanıyorum pek çok kişi bir Rodriguez hamlesi bekledi ama ben beklemedim, dakika 70 olmadan Ersun Yanal kolay-kolay oyuna müdahale etmez..

İkinci yarı adına konuşuyorum, İsmail Kartal beraberliği yeterli görmüş olmalı ki orta sahada daha kalabalık ve gol yememeyi düşünen bir Rize vardı.. Top Fenerbahçe’nin kontrolündeydi ama orta sahada oyun sıkışmış vaziyetteydi. Zaman-zaman gelişen ani Rizespor atakları da her an bir golü getirebilecek görüntüsündeydi. Üstelik Zanka da Rizespor ajanı misali aldığı topları rakibe veriyordu ki; ilk hamle geldi nihayet. Zanka kenara, Gustavo stopere, Emre orta sahaya..

Zanka’dan kurtulmanın en kestirme yolu bu değişiklikti, Fenerbahçe en azından arkayı sağlama olmuş oldu bu hamleyle ama bu değişiklik hücum varyasyonları üretme adına pek bir şey değiştirmedi. Maç 1-1’e doğru süratle ilerlerken tokatçı Jaja akıl almaz bir mesafeden bir dış füze gönderdi kaleye ve kısır maçı Fenerbahçe’ye kazandırdı..

Maç öyle bir durumdaydı ki ancak bir frikik veya uzaktan atılacak bir şut bu maçı kazandırabilirdi, imdada yine bir uzaktan şut yetişti..

Jaja’nın şutunda top öyle bir falso aldı ve öyle bir yere gitti ki; bu golü hiçbir kaleci kurtaramazdı..

İzleyemeyenler adına söylüyorum, Roberto Carlos’un Fransa-Brezilya maçında Barthez’e attığı frikik golünü hatırlayın, falsoyu da hatırlayın, aynı falsonun ters istikametinde olanı..

Ersun Yanal bence oyuna çok geç müdahale etti..İlk tercihi çok doğruydu, hemen ardından Kruse-Rodriguez değişişliği bekledim, olmadı.

Tüm hafta boyunca baskı altına alınmaya çalışılan hakem Muriqi’ye yapılan bir penaltı pozisyonunu atladı, onun dışında iyiydi..

Bugün çok beğendiğim bir oyuncu olmadı Fenerbahçe’de. Vedat gol atamadı ama çok çalıştı, Ozan ilk 45 dakika çok iyi ama ikinci yarı çok kötüydü. Deniz frikik dışında etkisizdi, Tolga çok top kaybı yaptı, Gustavo idare etti, diğerleri ise vasattı..

Max Kruse yine çok kötüydü, Zanka da öyle.. Kaleci Altay iki önemli kurtarış yaptı belki ama bu meslekte bir yanlış 5 doğruyu götürüyor naalesef.

Fenerbahçe’nin puan kayıplarının ardındaki temel neden bu geri beşli.. Şampiyonluğa oynayan 5 takımın içinde en zayıf kaleci Altay, Serdar Aziz’i çık, en kötü stoperler de Fenerbahçe’nin stoperleri..

Fenerbahçe’nin iki önliberosu 30 dakika beraber stoper oynadılar, sanıyorum daha fazla söze gerek yok..

Stopersiz, sol beksiz, yedek santrforsuz ve hatta kalecisiz Fenerbahçe, aleyhine yürütülen tüm propagandalara ve buna bağlı gerçekleşen tüm hakem hatalarına rağmen ara transfer dönemine zirveden kopmadan girmeyi başardı.. Ne diyelim buna da şükür..

mail: bruno.monte@abcspor.com

twitter: @BrunoMonte1907

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz