https://www.abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

GELECEĞE YÖNELİK KAZANIMLAR

Okunması Gerekenler

SENDEN BAŞKA KİMİM VAR BENİM!

SENDEN BAŞKA KİMİM VAR BENİM! İngilizler, futbol taraftarlığını hayatı Cumartesi ve Pazar yaşayıp kalan beş gün de hafta sonu gelsin...

SÜRKLASE

O nasıl bir baskıydı öyle? Nasıl bir pres ? Ön alanda rakibe nefes aldırmayan oyuncular. Valencia, Crespo, Arao, Rossi...

HER DAKİKASI 0-0 GİBİ

Farklı olduğun için seni sevdim derler, neden sen de diğerleri gibi değilsin diye bitirirler, karı milleti işte, anlamak zor. Jesus...

GELECEĞE YÖNELİK KAZANIMLAR

Beşiktaş geçtiğimiz hafta Fenerbahçe’yi ağırladığı derbide istediği skoru alamamasının ardından, hafta içinde oynanan kupa maçlarından çıkan sonuçlarla birlikte sezonun bitimine iki hafta kalan hedefsiz kaldı. Ligi en ihtimalle 5. sırada bitirmenin mümkün olabileceği durumda, bunun da Avrupa Kupalarına katılmaya yetmemesiyle beraber bu iki hafta formalite haline geldi.

Zaten Beşiktaş açısından sezonun tamamlanmasına 8 hafta varken yapılan hoca değişikliğinin ardından bu dönem tamamen yeni sezona hazırlanma süreci olarak ele alınması gereken bir süreçti. Ancak yeni sezonda Avrupa’da olup olmama durumu da kulüp prestiji ve ekonomisi açısından önemliydi. Son yıllarda ligde şampiyonluğa ulaşan takımların çoğunun erkenden Avrupa’dan elenmiş olması, bu durumun önümüzdeki sezon lig yarışı için avantaj olabileceği ihtimalini düşündürmüyor değil. Ama ben bir Beşiktaş taraftarı olarak bu şekilde bakmıyorum. Ne olursa olsun bir büyük kulüp olarak uzun yıllar sonra ilk kez Avrupa’da hiç yer alamayacak olmak üzücü bir durum.

Öte yandan Fenerbahçe derbisinde yeniden gözlemlediğimiz üzere, Beşiktaş’ın hocasını ve sistemini erken netleştirmiş olmasının rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe ile kıyaslandığında bir avantaj oluşturabilmesi için çok iyi bir kadro yapılandırmasına ihtiyacı var. Derbide de sezonun genelinin bir özeti vardı; haftalardır çok formda olan rakibi karşısında oyunun 4’te 3’ünde üstün görünen, ama 3.bölgede beceri noksanlığı yaşadığı için maçı koparamayan bir Beşiktaş izlemiştik. Bu da gösterdi ki Siyah-Beyazlıların zaten ciddi bir kısmının sözleşmesinin sona erdiği kadrosunda önemli bir revizyona ihtiyacı var. Sözleşmesi uzatılma ihtimali konuşulan bazı oyuncular dışında (Atiba, Güven, Larin gibi) birkaç futbolcu harici herkesin gideceği, kapsamlı bir temizlik zamanına gelmiş durumda Beşiktaş. Hem ekonomik açıdan, hem de yeni bir kadro mühendisliğinin en doğru şekilde yapılabilmesi için bu durum önemli bir avantaj aslında. Tabii süreç doğru yönetilebilirse…
İşte bu yapılanmanın Sportif Direktör Ceyhun Kazancı ve Teknik Direktör Valerien Ismael önderliğinde sağlıklı bir biçimde yapılabilmesi için ligin bu son haftaları da aslında çok önemli veriler sağlayabilir. Bugünkü Göztepe maçını da her iki takımın hedefsizliğine bakmadan bu açıdan değerlendirmek gerekir…

Maç öncesi yazdığım bu satırların ardından maçı ele alalım… Beşiktaş ideal 11’inin bankolarından Ersin ve Rıdvan’ın sakatlıkları nedeniyle yerlerini Emre ve Umut’a bıraktıkları bir kadroyla sahadaydı. Cezaları biten Montero ve Rosier 11’e dönmüş, geri üçlü Serdar Saatçı, Welinton ve Montero’dan kurulmuştu. Orta sahada Emirhan yine Josef’in yanında fazlasıyla hak ettiği formasını yine almıştı. Hücumda ise Ghezzal yine ikili forvet arkasında konumlandırılırken, ileride haftalardır beklediğim Batshuayi’nin kesik yemesi nihayet gerçekleşmiş ve sezona en büyük baltayı vurmuş olan bu oyuncunun yerine Larin-N’Koudou ikilisi çift forvet olarak yer almıştı.
Batshuayi demişken, gerçekten Beşiktaş taraftarlarının uzun yıllar unutamayacağı, koca bir sezona malolan en büyük hezimet transferlerinden biri olarak hafızalarda kalacaktır…

Maçın ilk yarısı beklenenden çok daha aksiyonlu geçti! Düşme yarışında haftalar öncesinden havlu atan ve kadrosu dağılmaya yüz tutan, genç oyuncularla takviyeli Göztepe’ye karşı Beşiktaş doğal olarak maçın hakimiyetiyle başladı. İlk dakikalarda ofsayta takılan iki pozisyonun ardından 11.dakikada evsahibi ekip ilk pozisyonuna bir karambol ile girdi, bu anda genç kaleci Emre üst üste iki kurtarışla başarılı oldu. Bu pozisyonda sakatlanan Welinton, oyundan çıkarak savunmanın ortasındaki yerini Necip’e bıraktı. Maç Göztepe yarı sahasında sürerken Beşiktaş’ta Rosier çıktı sahneye! Önceki hafta gördüğü gereksiz kart nedeniyle derbiyi cezalı geçiren ve hatta bu nedenle para cezası da alan bu oyuncu, akıllanmamış olmalı ki bu maçta da üst üste iki tane çok gereksiz kart görerek takımını yine eksik bıraktı. Aslında ikinci karttaki faul kararının ağır olduğunu düşünüyorum ama orada bir sarı kartı olan oyuncu olarak akıllı davranıp rakibinin geçmesine izin verebilirdi, zira kalesine 60 metre uzaklıkta bir noktaydı!

10 kişi kalmasına rağmen Beşiktaş’ın rakibiyle arasındaki güç farkından dolayı oyundaki denge çok fazla bozulmadı. Çünkü Ismael hoca hemen müdahale etti, Rosier’in yerine Kenan’ın sağ kanada alınması ve forvetten N’Koudou’nun oyundan çıkmasından sonra Beşiktaş’ın 3-4-1-1 gibi bir dizilişle atakları da çoğaldı ve goller geldi! Önce kazanılan bir frikikte Ghezzal’ın vuruşu barajdan sekip Larin’in önünde kaldı, o da kolay pozisyonlarda yapamadığını tek vuruşlarda yapabilen enteresan cinste bir oyuncu olarak golünü attı. Az sonrasında gelişen bir atakta, tam Göztepe savunması çıkmaya çalışırken Emirhan arka direkte demarke kalan Montero’ya güzel bir orta yaptı. Montero de kontrol ettiği topla hiç acele etmeden kendisi gibi boşta olan Josef’i yerden gördü, Josef sert bir tek vuruşla ikinci golü attı. Ancak aksiyon durmuyordu, ikinci golün kahramanı kaptan Josef 37.dakikada orta sahadaki bir pozisyonda rakibine pres yaparken zamanlama hatası yapıyor ve VAR uyarısı sonucu direkt kırmızı kartla takımını 9 kişi bırakıyordu!

Beşiktaş 2 eksikle kalınca bu kez oyun dengesi evsahibi takım lehine değişmeye başladı normal olarak. Josef’in yerine Ghezzal biraz geriye kaydırılıp orta sahada oynamaya başlamış ve ilerde Larin tamamen yalnız kalmıştı, 3-4-1 gibi absürd bir dizilişle kalınca haliyle rakip kaleye gidememeye başladılar. Ama rakiplerine de halen net pozisyon vermiyorlardı. Bu şekilde ilk yarının son dakikaları tamamlandı.

İkinci yarıya başlarken Emirhan iyi oynuyor olmasına karşın biraz da mecburiyetten yerini Atiba’ya bıraktı. Rakibinden iki oyuncu eksiği olmasından dolayı doğal olarak oyun Beşiktaş yarı sahasında geçmeye başladı. Ancak savunmada Montero, Serdar ve Necip iyi bir maç çıkartmaktaydı. 75. dakikada Jahovic’in kramponlarının altıyla Necip’in omzunda iz bıraktığı pozisyonda haklı olarak atılmasının ardından son 15 dakika oyun da biraz daha dengelenmiş oldu. Ghezzal yerine Can, Larin yerine ise Batshuayi oyuna girdiler. Yeni sezona devam etme ihtimali konuşulan Güven veya sözleşmesi olan Alex dururken, gideceği kesin olan Batshuayi’nin oyuna girmesinin sebebini ise yine anlayamadık!
Kalan dakikaları da temponun fazla yükselmesine izin vermeden oyunu tutarak geçiren Beşiktaşlı oyuncular, üst üste ikinci deplasman galibiyetlerini almış oldular. Ismael hoca da çalıştığı süre içinde deplasman mağlubiyeti almadan sezonu bitirmiş oldu ki, bu da geleceğe dair önemli bir veriydi…

Beşiktaş açısından kazanılan 3 puandan daha önemlisi geleceğe yönelik kazanımlardı. Serdar Saatçı zaman zaman sanırım agresif yönünü göstermek için gereksiz sertliklere başvuruyor olsa da, özgüveniyle ve enerjisiyle yeni sezonun üçlü savunması için iyi bir alternatif olabileceğini de gösteriyor. Kalede de Emre Bilgin çok iyi bir maç çıkartarak, güvenilebilecek bir alternatif olduğunu gösterdi.
Rosier’in mevkiisi için ligin en iyilerinden biri olduğu tartışılmaz, ama gördüğü gereksiz kartların yeni sezon öncesi bu dönem gerçekleşmesi, ders alması için belki de hayırlı olur diye umuyorum. O mevkii için bugüne kadar alternatifsiz olması da belki kötü bir etki yaratmış olabilir. Gerçi son haftalarda onun yokluğunda Kenan Karaman da dörtlü orta sahanın sağ kanadında gayet iyi idare edebildiğini gösterdi ki, bu da bir kazanımdır. Çünkü sözleşmesi devam eden isimlerden biri ve bir şekilde yararlanabilmek gerekiyor.
Emirhan zaten sezonun belki en büyük kazanımı. Ghezzal’ın da kanat dışında forvet arkasında oynatılabileceğini görmek, en azından bunu test etmek son haftaların kazanımlarından biri. Eğer önüne doğru santrafor alınırsa seneye başka şeyler izleyebiliriz…

Beşiktaş’ın bugün kırmızı kartlar olmasa belki farklı galip gelebilecekken, bunun yerine iki kırmızı kart sonrası zorlu koşullara yanıt verebildiğini göstererek kazanması daha hayırlı oldu diye düşünüyorum. Artık içerde oynanacak son Konyaspor maçı da mümkün olan en olumlu sonuçla tamamlanarak yeni sezonun hazırlıklarına geçilecek. Umarım bu haftaların ipuçları teknik heyet tarafından en iyi şekilde analiz edilir ve yeni sezon kadrosunun kurulumuna yönelik en doğru kararları verebilirler…

mail: olcay.nurlu@abcspor.com

twitter: @olcynrlu

Önceki İçerikKIRAN KIRANA
Sonraki İçerikFAZLA GARANTİCİ

Son Haberler

SENDEN BAŞKA KİMİM VAR BENİM!

SENDEN BAŞKA KİMİM VAR BENİM! İngilizler, futbol taraftarlığını hayatı Cumartesi ve Pazar yaşayıp kalan beş gün de hafta sonu gelsin...

SÜRKLASE

O nasıl bir baskıydı öyle? Nasıl bir pres ? Ön alanda rakibe nefes aldırmayan oyuncular. Valencia, Crespo, Arao, Rossi hepsi piranha gibiydi. Doymak ta...

HER DAKİKASI 0-0 GİBİ

Farklı olduğun için seni sevdim derler, neden sen de diğerleri gibi değilsin diye bitirirler, karı milleti işte, anlamak zor. Jesus taraftarın seçimi değildi, Ali Koç...

ÇOK ÖNEMLİ GALİBİYET

Galatasaray sahasında ligde gol dahi yememiş, ligin flaş ekibi Konyaspor ile karşı karşıya geldi. Okan hoca kazanan takım bozulmaz geleneğiyle geçen haftaki kadroda değişiklik yapmadan...

GALATASARAY KÜKREMEYE BAŞLADI

İç sahadaki muhteşem geri dönüş maçından sonra Galatasaray deplasmanda Kasımpaşa’ya konuk oldu. Galatasaray bu maça yeni transferlerinden Icardi ve Mata kadroda değildi. Jensen, Yusuf...

Benzer Konular