https://www.abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

İLLE DE 9..!

Okunması Gerekenler

GOL ŞOV

Light dergiler vardır, genelde aylık çıkar. Siyaset, sanat, bilim vs gibi ciddi konulardan ziyade ilişkiler, aşk, burçlar, romantizm gibi...

S.O.S AMAN HOCAM

Hayatta karşına 2 yol çıkacak oğlun, sen daima az kullanılanı tercih et diye öğütlemiş filozof. Çok kullanılan yol istikrardı,...

O KADAR RİSKLİ Kİ

Ilk 11 açıklandığında belki bir çok kişinin hoşuna gitmiştir. Öyle ya çift santraforun arkasında üç ofansif adam Rossi, Lincoln,...

Bir profesör konuşmacı olarak davet edildiği salona girer girmez bir şok yaşıyor çünkü salonda sadece bir dinleyici var. Muallakta kalıyor ve nezaketen o bir kişiye dinlemek isteyip istemediğini soruyor..

Ben bir çobanım diyor, ağılda 1 inek de olsa 100 inek de olsa yem veririm diyor..

Mesajı alan profesör başlıyor anlatmaya, bir ara kendini kaybediyor, konuşma saatler sürdükten sonra nihayet bitiyor ve çobana anlayıp anlamadığını soruyor..

Çoban anladım ama diyor ben size 3 tane koyunu emanet etmem.

Cevap karşısında şok olan profesör sebebini soruyor:

– Ben bir çobanım diyor, ağılda 100 inek de olsa 1 inek de olsa yem veririm ama yüz ineğin yiyeceği kadar yemi bir ineğe vermem diyor.

Şimdi bazı taraftarlar diyor ki takım çok güzel, iki tane transfere ihtiyaç var, Cavani, Suarez, Shakiri vs her kimse, bas parayı. Transfer bütçesinin tamamını 2 tane ineğe ver gitsin.

Valla doğru mantık mıdır, yanlış mantık mıdır ben karar veremiyorum, 100 inek abartı ama daha fazla süt elde edilecekse üç ineğin yemi bir ineğe verilir.

Ademi, Mevlüt, Cisse, Samatta, Thiam, Serdar, Valencia, Berisha. 8 tane inek beslenmiş ama randıman alınamamış.

Kim ve Crespo tarzı oyunculardan bahsediyor herkes, bu bildiğin Düşeş..! Tavlada öyle kolay kolay gelmez, çoğunlukla da bütün kapılar kapalıyken gelir.

3 kuruş para verip taş gibi ön libero bulmak, taş gibi stoper bulmak bile kolay değilken 3 kuruşa taş gibi santrfor bulmak, taş gibi bir ofans bulmak 100 kere daha zor.

Hazırlık maçlarının başından beri gözlemliyorum, Fenerbahçe 3 tane transfer yaptı ama gücüne güç kattı diyemiyorum henüz.

Tabii burada Jorge Jesus’un oyun planı, tedrisatı gibi faktörleri de göz önüne almak gerekiyor, transfer içeriden de yapılabiliyor, misal İsmail Yüksek. Çok erken konuşmuş da olmayalım.

Önde basan, tempolu futbol oynayan bir takım izlettirmek istiyor hoca. Tek santrforlu sistemi benimsemiyor. Bir forvet oyuncusunu 9.5 numara gibi kullanmak istiyor ve sürekli deniyor ama çok zamana ihtiyacı var. Birbirine benzer özellikleri olan, aynı mevkide oynayan çok fazla sayıda oyuncu var, 40 kişiden 10 kişi çıkarmak hiç kolay değil, habire almışlar, aynısından almışlar.

Hoca bir tane daha ön libero istiyor, Crespo gibi değil de Gustavo gibi bir ön libero istiyor, yani bir tane daha gelecek ve gelecek olan oyuncu da majör bir ön libero olacak..

-Ne diyelim?

– İnşallah alamazlar..!

O tip ön liberolar uymuyor artık bu ligde, kısır futbola sebep oluyor. Gelecek oyuncu Crespo’dan 3 santim uzun olur en fazla, 1 tane hava topu fazladan alacak diye milyonlar dökmeye gerek yok, ön libero denilen adam illa ki kazma mı olmak zorunda mı diye sormak istiyorum.. Ben bu uzun ön libero işinin gerekliğine de inanmıyorum ama şimdi ne diyoruz?

– Jesus’un vardır bir bildiği..!

Hocanın ismi çok büyük olunca eleştirmek de güç oluyor, vardır bir bildiği diyen biatçı tayfa tarafından ukalalıkla itham ediliyoruz ama biz yine fikrimizi söylemeye devam edeceğiz, Fatih Terim hariç
bu ülkede kim hocanın futbol bilgisi hakkında konuşursa ukalalık etmiş olur ama mevzu Fenerbahçe camiası ve Türkiye ligi ise ben de konuşurum çünkü bunları Jorge Jesus’tan daha iyi tanıyorum..

Fenerbahçe’yi tanıyan bir hoca Bruma’yı istemez. Galatasaray geçmişi olan bir oyuncunun kendini sevdirip kabul ettirebilmesi için ağzıyla kuş tutması lazım, Bruma bunu yapamaz zaten..

Öte yandan Bruma kariyeri düşüşte olan bir oyuncu. Ağır sakatlıklar geçirdi. Özelliği hızı ve adam eksiltme konusundaki becerisiydi, 10 yıl önce bonservisi çift haneli rakamlara ulaştı ama tutmadı. Sebebi de final pozisyonlarındaki bencilliği ve beceriksizliğiydi. Aynen devam ediyor. Jorge Jesus’un kafasındaki modelde 9.5 numara Bruma gibi duruyor ama onu yapabileceğini sanmıyorum. Yanlış adam.

Lincoln Henrique de hemen arkasında ve sol çizgiye yaslanık vaziyette oynuyor, bazen de sağ. Lincoln’ü ilk iki maçında beğenmiştim ama bunların hazırlık maçı olduğunun altını çizmiştim, son iki maçta beğenmedim, O da aranan 9.5 olamaz gibi duruyor

– Olsa olsa kim olur? Rossi olur..

Lincoln’ün temposu çok durağan, ne akıyor, ne kokuyor izlenimi verdi. Dar alanda çok pas hatası yaptı. Sadece serbest vuruş kullanmak yetmez. Kalitesi Fenerbahçe’ye katma değer sağlamaz izlenimi verdi ama henüz çok erken, bekleyelim derim yargılamadan evvel.

Ve Emre Mor. Gözümde yapılmış tek transfer şu an için. Mental sorunları olan bir oyuncu, herkes biliyor, tanıyor, Karagümrükteki son sezonuna istinaden alındı, Rossi kadar sade oynamayı başarabilirse vites attırır. Emre Mor yeteneğindeki bir oyuncuyu 50 Milyon’dan aşağı alamazsın. Kumar mı, kumar ama bu zar atılırdı ve attılar.

Hazırlık maçlarında gördüğüm kadarıyla defans şablonu belli, orayı geçtik zaten. Crespo-Zajc ikilisinin bozulması haricinde ben büyük bir risk görmüyorum.

Şu an görünen sıkıntı topun rakip ceza alanına kadar getirilip oradan pozisyona dönüştürelememesi..

İsmail iyi hoş falan ama Crespo başka bir silah. Çok koşuyor ve topu çok çabuk çıkarıyor, topla da gidiyor ve çok zaman kazandırıyor ve alan açıyor, bekler ve forvetler de daha müsait pozisyonda topla buluşmuş oluyor bu sayede, o ritm şu an için eksik. Crespo dönerse fark eder..

Serdar Dursun oynayınca da hemen fark ediliyor, duvar oluyor ve başarılı ikiye birlerin ve pas zincirlerinin sayısı da artıyor. O olmadığında Ferdi de Osayi de oyundan bir tık düşüyor..

Bruma çok istekli ama o da ikiye birlerde hiç başarılı değil ve sade oynamıyor. Geçen sezon sonu kimse topu ayağında çok tutmuyordu, hatırlatırım. İrfan biraz tutuyordu ve eleştiri alıyordu. Bruma forvet arkasında bu kadar topla oynarsa ve o topları ezerse başarılı olamazsın. Hee, o çocuk da mevkisinde oynamıyor, o da haklı.

Önümüzde Dinamo Kiev maçı var, hayati önem taşıyan bir maç, yeni transferler ilk 11’de olmadığı müddetçe bu maçta Fenerbahçe’nin şansı devam ediyor.

Transferlerin adaptasyon dönemleri bittiğinde bambaşka bir Fenerbahçe de izleyebiliriz ama şu an için transferler de isabet yok. Bir kanat forvet ve bir santrfor bekleyen taraftarı belki Emre Mor mutlu edebilir. Diğer ikisi henüz geçer not alamadı.
Emre için de kumar dedik zaten en başta..

Özetle daha ortada bir şey yok, çok kaliteli bir 9 numara gelmediği takdirde işler karışabilir ve gelen yeni oyuncuların şu ana kadar ki performansları göz önünde bulundurulduğunda açık konuşayım Sörloth falan kesmez gibi duruyor.

Yarım saatte kombine tüketen taraftar da fazlasını bekler yani..

Sonuç olarak ille de 9..!

mail: bruno.monte@abcspor.com

twitter: @BrunoMonte1907

Önceki İçerikLIV SERIES, İLK BOMBA GOLFE ATILDI
Sonraki İçerikBİPOLAR

Son Haberler

GOL ŞOV

Light dergiler vardır, genelde aylık çıkar. Siyaset, sanat, bilim vs gibi ciddi konulardan ziyade ilişkiler, aşk, burçlar, romantizm gibi...

S.O.S AMAN HOCAM

Hayatta karşına 2 yol çıkacak oğlun, sen daima az kullanılanı tercih et diye öğütlemiş filozof. Çok kullanılan yol istikrardı, az kullanılan yol da risk...

O KADAR RİSKLİ Kİ

Ilk 11 açıklandığında belki bir çok kişinin hoşuna gitmiştir. Öyle ya çift santraforun arkasında üç ofansif adam Rossi, Lincoln, Emre. Sağ bekin Ferdi de...

TESTİ KIRILMADAN

Daha iyi şartlardaki bir işi veya iş teklifini beklemekteyken kendisine gelen teklife en azından boşta kalmam mantığıyla "gelirim ama şu kadar süre, sonra darılmaca-gücenmece...

KİM GİTTİ KİMSE GELMEDİ

Bazen yakaladığımız fırsatlar bazen de kaçırdığımız fırsatlar belirliyor hayatımızın akışını. 2 ay evvelsine dönüyorum, kötü başlayan bir sezon ne güzel bitmişti di mi? Şampiyonluk gelmedi ama...

Benzer Konular