https://www.abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

LAKERS TEKRARLAYACAK MI? NBA’DE SEZONUN SORUSU BU

Okunması Gerekenler

FASİH-İ MEHCUR

FASİH-İ MEHCUR Eskiler galat-ı meşhur fasih-i mehcurdan evladır derler. Günümüz Türkçesi ile anlatmak gerekirse günlük hayatta yaygın olarak kullanılan yanlışlar,...

BEYZBOLDA WILD CARD HEYECANI

Amerikan Beyzbol Ligi, MLB interaktif iki lig (Amerikan Ligi ve Ulusal Lig) ve her iki ligde beşer takımın oluşturduğu...

LİDERLİK GÜZELDİR

Liderlik güzeldir Neden mi güzeldir, çünkü itici güçtür, sizi hep orada olmaya iter. Kendinizle savaşırsınız ve altınızdaki herkesin birbirine yakın...

LAKERS TEKRARLAYACAK MI? NBA’DE SEZONUN SORUSU BU

Bu yazı ABC Spor’a yazacağım ilk yazı olacağı için gayet heyecanlı ve mutluyum. Sizlere bu sayfalardan NBA ve bazı diğer konularda yazacağım.

Bugünkü yazımda 2020-21 sezonunun bir ön değerlendirmesini yapacağım ve Play-off seviyesinde olacağını düşündüğüm takımlara kısaca değineceğim.

** Önce Batı Konferansı ve şampiyon Lakers.

LAKERS: Geçen seneyi şampiyon kapatan Lakers kısa yaz sezonunu da agresif geçirdi ve takıma fayda sağlayacak 3 önemli transfer yaptı. Howard yerine Gasol, Rondo yerine Schröeder ve son derece büyük bir hamle ile Batı’daki en büyük rakibi Clippers’tan aldıkları ligin en iyi 6. adamı Harrell. Bu hamleler ve ligin daha kısa oynanacak olmasının Lebron’un yaşlı vücuduna pozitif etkisi ile Lakers tekrar en büyük şampiyonluk adayı.

CLIPPERS: Harrell’in kaybını Ibaka ile kapamaları çok başarılı bir hamle. Kadroyu korudular. Kawhi geçen seneki formunu tutması, 200 milyonluk oyuncu Paul George’un dengesiz oyununu daha istikrarlı hale getirmesi ve geçen seneki başarısızlığın en büyük sebebi olan bu ikilinin kendini takımdan üstün görüp ayrı takılmalarının sona ermesi durumunda, geçen sene göremediğimiz Lakers-Clippers batı finaline kendimizi hazırlayalım.

DENVER: Geçen sezon Konferans Finali oynayan kadro aynı kaldı. Bu sene daha ileri gidebilmeleri için geçen senenin Play-off kahramanı Murray’nin bu oyununu 72 maçta istikrarla göstermesi, triple-double makinası Jokiç’in liderliğini ve etkisini artırması ve geri kalan oyuncularının en üst seviyede oynaması gerekiyor. Yoksa Los Angeles takımlarını bir kez daha geçme ihtimalleri olduğunu düşünmüyorum.

DALLAS: Doncic şahane bir oyuncu ve daha da iyi olacak. Ancak NBA’de günümüzde 2 yıldız olmadan şampiyonluk hayal. Son 10-15 yıla baktığımızda, tek yıldızla şampiyon olan tek takımın Toronto olduğunu görüyoruz, onun da tek sebebi Golden State’in 3 yıldızının ikisinin sakatlanmasıydı. Porzingis, Luka’yı şampiyonluğa taşıyacak ikinci yıldız değil. Doncic bu ligde şampiyon ve MVP olacak ama bunun için daha 3-4 transfer ve büyük bir yıldız takası gerek.

UTAH: Takımda iki tane çok iyi oyuncu var ve NBA’deki en değerli ikili kombinasyonuna sahipler, point guard-pivot. Ayrıca destek oyuncular da aslında iyi. Ancak Utah’ın zirveden uzak olmasının ve uzun süre de öyle kalacak olmasının sebebi Mitchell ile Gobert’in aralarında bir oyun uyumu olmaması ve ikisine tüm parayı max kontrat ile uzun sürelik bağlamış olmaları. Bu ikili hiç bir zaman Malone-Stockton olamayacaklar, ki onlar bile şampiyon olamamışlardı. Kısa süre içinde takas bekliyorum.

PORTLAND: Lillard ligin belki de en iyi ve son iki senede en formda 5 oyuncusunun biri. McCollum da iyi bir iki numara. Kadro da kötü değil, ancak Los Angeles ile başa çıkacak seviye değil. Lillard ne yaparsa yapsın, bu kadro ile yüzük seviyesine gelemez, o yüzden Lillard eğer şampiyonluk istiyorsa, kısa süre içinde tek yıldızlı bir takıma takas olur, mesela Dallas, Milwaukee ya da Boston.

NEW ORLEANS: Zion fenomeni ilk full senesine başlıyor ve NBA de bunu pazarlama amaçlı kullanıyor. Geçen seneki kısa izlenimime göre Zion’ın NBA’de yıldız olacağı kesin. Ancak ilk 3-5 oyuncudan biri olacak mı, hatta beklendiği gibi bir sonraki jenerasyonun en iyi oyuncusu olacak mı, zaman gösterecek. Benim şüphelerim var. Bu sezon takımını play-off’a, hatta ikinci tura taşıması önümüzdeki 15 yılı hakkında iyi bir gösterge olacaktır.

HOUSTON: Proje bitti. Harden’in karakteri ve bencil oyun stili Houston’ın sonunu getirdi. Kariyerinin başında Oklahoma City’nin dağılmasına yol açtı. Ben en iyiyim kompleksi yapmayıp kalsaydı, defalarca şampiyon olurlardı. Houston’da önce Howard’la geçinmedi, sonra ligdeki muhtemelen en önemli takım oyuncusu Chris Paul ile geçinmedi, koçunu dinlemedi, lig tarihinin gördüğü en bencil oyuncu oldu. Westbrook ile iyi bir ikili olma ihtimalleri hiç yoktu. Şimdi de müzmin sakat Wall geldi. Onunla da uyumlu olmasına ihtimal vermiyorum. Başarı için takas olmak zorunda. Gideceği takımda ikinci yıldız olmayı kabul etmezse, bencil bir sayı makinası olarak tarihte unutulup gider.

PHOENIX: Paul şampiyonluk adayı bir takıma gidip yüzük kovalamaktansa, Phoenix’e gelip Booker’a abilik yapmayı tercih etti. Bu yazın en ilginç bulduğum transferiydi. Nash’in Phoenix yılları gibi hızlı oyun, bol sayı, heyecanlı maçlar seyredeceğiz. Ancak Play-off bile başarı olur.

GOLDEN STATE: Klay oynasaydı, Play-off ikinci tur gelirdi, o da sınırları olurdu. Ancak şu anda Play-off’a bile kalmalarına mucize gözüyle bakıyorum. Curry lig tarihinin belki de en iyi şutör ve ligin günümüzdeki 3 sayıya dayalı oyununun başlıca sebebi. Ancak Curry iyi takımda parlayan bir oyuncu, zayıf bir kadroyu sırtlayacak oyuncu değil. Klay’ın de 2 sene aradan sonra eskisi gibi dönemeyeceğini düşünürsek, Curry’den beklediğim, kısa süre içinde Ray Allen gibi sütor görevini kabullenip şampiyonluk kovalayan takımların birine gitmesi. Golden State’e de bize seyrettirdiği inanılmaz 5 yıl için teşekkür edip, tarihteki yerlerine uğurlayalım.

**Doğu Konferansı ise daha ilginç. Beklenmeyen Toronto’nun şampiyon olması, Milwaukee’nin sezon başarısını Play-off’a taşıyamaması ve Miami gibi beklenmeyen bir takımın NBA Finali’ne kalması bir çok takımın iştahını kabartmış durumda. Bakalım Doğu Konferansı nasıl gözüküyor.

MILWAUKEE: Giannis bıraktığı yerden devam edecektir, hatta MVP performansını üçüncü seneye taşıyacaktır (bence geçen sene Lebron MVP seçilmeliydi). Ancak yukarıda da yazdığım gibi, ikinci yıldız olmadan şampiyonluk gelmez. Ne Jrue Holiday ne de Middleton o seviye oyuncular değiller. Giannis şampiyonluk için 5 yıllık kontrat imzaladı, demek ki kısa süre içinde bir büyük yıldız takası bekleyebiliriz Milwaukee’den. Bu sene son kez deneyeceklerdir bu kadroyla. Şampiyonluk gelmezse seneye Middleton ve başkaları takas olacaktır.

BROOKLYN: Durant sakatlandığında ligin en iyi oyuncusuydu ve hala öyle olduğunu kanıtlamak için bu sezon yeni takımını sırtlayacak. Kyrie’nin de hakkederek yediği “uyumsuz şımarık oyuncu” damgasından kurtulmak için son şansı. Durant’ın liderliğinde Pippen’ligi kabullenir ise, Durant da hala ligdeki en iyi 3 oyuncudan birisi seviyesinde oynarsa, Doğu Finali gelir.

BOSTON: Bu iki takımdan sonra Doğu zirvesi şansını en yüksek gördüğüm takım Boston. Son yıllarda birlikte oynayan kadro, Tatum’un yıldızlığa yükselen performansı, görev adamlarının uyumlu katkısı ile Boston geçen seneki seviyesini koruyacaktır. Ancak yukarıdaki 2 takımı geçme şanslarını görmüyorum. Walker ve/veya Brown’u takasta kullanacaklarını düşünüyorum.

MIAMI: Geçen seneki NBA Finali bir mucizeydi, mucizeler iki kere olmaz. Butler bir süperstar değil, yalnızca Play-off’ta bazı maçlarda kendini çok aşarak oynadı. Herkesin gözardı ettiği konu, Miami’nin geçen seneki Play-off başarısının mimarının Butler değil, Dragic olmasıydı. Finalde sakatlanınca, zaten konu kapanmıştı. Adebayo max kontratı hakedecek ve takımın asıl yıldızı olacak mı, bekleyip görelim, benim düşüncem, o seviyeye erişemeyeceği yönünde.

PHILADELPHIA: Utah’da yazdığım burda da geçerli, çok iyi bir ikili, ikisi de pozisyonlarının ligde sayılı oyuncularından, ancak aralarında uyum yok. Guard-pivot tandeminde guard çok iyi şutör olmalı ve Simmons ligin en kötü sütoru olabilir. Embiid de ikinci bir Harden. Kendini çok büyük görüyor ve takım oyununa katkı yapmıyor. Bu ikili ile başarı gelmez.

TORONTO: 2 sene önceki şampiyonluk nasıl mucize ise, geçen seneki başarı daha da büyük mucize idi. Siakam çok iyi oyuncu ama süperstar değil. Van Fleet iyi guard, ancak şampiyonluk seviyesi değil. Lowry geçen sene yeniden doğmuş gibiydi, ancak bu sene gerilemesini bekliyorum. Toronto son iki seneyi aratacak ve Play-off ilk turunu geçemeyecek. Maçlarını kendi sahalarında değil, Tampa’da oynayacak olmaları da duygusal yönden dezavantaj olacaktır.

WASHINGTON: Süper bir skorer ve bir triple-double makinası. Geçen sene bu filmi Houston’da seyrettik. Gayet kötü bitti sonu. Washington’ın hiç işine yaramayacak Wall’u Westbrook ile değiştirmesi daha çok galibiyet getirecektir. Ancak Play-off seviyesine gelmeye yetecek midir? Doğuda vasat takım çok olduğu için şansları olabilir.

ATLANTA: Son olarak, Trae Young’in liderliğinde bu yaz kadroyu güçlendiren ve iyi rol oyuncuları transfer eden Atlanta’nın Play-off’a kalacağını düşünüyorum. Trae’nin çevresindekileri de geliştiren bir guard olup olmadığını bu sene göreceğiz. Geçen seneki gibi oynarsa, önümüzdeki 10 yıla damgasını ancak takımını başarıya taşıyamayan skorer bir guard olarak vuracaktır.

TAHMİNLERİM

*Doğu finali: Brooklyn – Milwaukee
*Batı Finali: Lakers – Clippers
*NBA Finali: Lakers-Brooklyn
*Şampiyon: Lakers
*MVP: Doğu’yu hangi takım lider bitirirse, onun lideri. Giannis ya da Durant

mail: cuneyt.soydas@abcspor.com

twitter: @cuneytsoydas

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikKOLAY 3 PUAN
Sonraki İçerikTIRMANIŞ SÜRÜYOR

Son Haberler

FASİH-İ MEHCUR

FASİH-İ MEHCUR Eskiler galat-ı meşhur fasih-i mehcurdan evladır derler. Günümüz Türkçesi ile anlatmak gerekirse günlük hayatta yaygın olarak kullanılan yanlışlar,...

BEYZBOLDA WILD CARD HEYECANI

Amerikan Beyzbol Ligi, MLB interaktif iki lig (Amerikan Ligi ve Ulusal Lig) ve her iki ligde beşer takımın oluşturduğu üç grup ile oynanır. Her...

LİDERLİK GÜZELDİR

Liderlik güzeldir Neden mi güzeldir, çünkü itici güçtür, sizi hep orada olmaya iter. Kendinizle savaşırsınız ve altınızdaki herkesin birbirine yakın olmasını istersiniz, puan kaybederek olması...

YORGUN LİDER

İşin içine Avrupa Kupası ve hafta arası lig maçları girince yıprandık. Hoca bazı bölgelerde rotasyon yaptı ancak bazı oyuncuların alternatifi olmadığı için rotasyona gidemedi....

İNANMAK KAZANMANIN YARISI

İNANMAK KAZANMANIN YARISI Marsilya deplasmanından alınan puan ile moralli bir şekilde Türkiye’ye dönen Sarı-kırmızılılar bekleme yapmadan bu sefer de Rize deplasmanına çıktı. Maça yine kadroda rotasyonla...

Benzer Konular