https://www.abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

NBA SEZON ÖNCESİ, BATI KONFERANSI

Okunması Gerekenler

ÇOK MU ZOR?

ÇOK MU ZOR? Nihayet 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri Play-Off Kura çekimi yapıldı. Ve rakibimiz belli oldu. Portekiz. Şimdi...

BELÖZ TAKTİĞİ İLE

Fenerbahçe sahaya 5 tane (Sosa, Mert Hakan, Zayc,Mesut, Irfan Can) kariyerlerinin önemli bir bölümünde 10 numara pozisyonunda oynamış oyuncuyla...

TEKERRÜR

TEKERRÜR Takımlardan biri lig 7.si, diğeri lig 9.su olunca dünya derbisi falan filan gibi abartılı sözlerin sarfedilmediği bir derbi haftası...

Bu akşam başlayacak NBA hakkında yazımın ilk bölümünde Doğu Konferansı ve ordaki belli başlı takımların şampiyonluk ve Play-Off şanslarını incelemiş, konferanstaki heyecan verici diğer oyunculara bakmıştık.

Bugün de Batı Konferansı’nı inceleyelim. Geçen sene Play-off’ta sakatlıkların büyük rol oynadığı Batı Konferansı’nda bu sene de 4 çok önemli oyuncu sezona sakat başlıyor. Gelin Batı diyince akla gelen ilk takım olan Lakers ve ilk isim Lebron James ile başlayalım.

LAKERS
Tüm kadro sağlamken şampiyon olan Lakers, Lebron ve Davis’in sakatlığında geçen sene daha ilk turda elendi. Lebron kariyerinde ilk defa ilk turda kaybederken Lakers ilk turda elenen 6. şampiyon oldu. Bu sonuç yaşı da epey ilerlemiş Lebron ve Lakers için ya hero ya mero diye transfere saldırmak demekti ve öyle yaptılar. Kadroda iyi performans göstermeyen averaj oyuncuları Westbrook için Washington’a yolladılar. Davis power forvet oynasın diye Howard ve DeAndre Jordan’ı transfer ettiler. Hem Lebron’un arkadaşı diye, hem şampiyon olmak için son şansı olduğundan hem de dış şutlarda çok zayıf oldukları için Carmelo’yu transfer ettiler. “Son bir soygun için takımı topluyoruz” diyen Ocean’s Thirteen misali eski kadrolardan Rondo, Bazemore, Nunn ve Arıza’yı geri getirerek bench’i güçlendirdiler. Bu kadroda en önemli ve şampiyonluk için belirleyici konu, Westbrook’un Lebron-Davis’in oyun stillerine uyup “big three” oluşturup oluşturamayacağı. Davis potansiyeli kadar oynarsa (ya da potansiyeli bu ve düşünüldüğü kadar iyi oyuncu değil) ve Westbrook uyum sağlarsa, ciddi bir fastbreak takımı olup Brooklyn ile kapışırlar, yoksa gayet iyi takımların olduğu Batı’da ikinci turda elenirler.

CLIPPERS
Bu kadar takım arasında Clippers’i ikinci sıraya koydum, zira sağlıklı bir George-Leonard ikilisi her takımı zorlar, özellikle çok iyi defans yapabildikleri için. Geçen sene Kawhi çapraz bağından sakatlanınca erken elendiler, yoksa finalde Phoenix yerine Clippers olurdu. Seneye Kawhisiz averaj başlarlar, George MVP rakamları ile oynar, Kawhi sezon ortası gelince alışma süreci sonrası Play-Off’a ilk 6’da kalırlar. Sonrasında da çok tehlikeli bir takım olurlar. 2 sezonluk Play-off başarısızlığının bu sene biteceğini ve en azından Konferans Finaline kalacaklarını düşünüyorum.

DENVER
Beklentilerim Clippers için neyse, Denver için de o. Seneye Murray’nin yokluğunda deparla değil koşarak başlarlar, NBA tarihinin en iyi pasör pivotu Jokiç yine MVP seviyesinde oynar, 207 milyon dolar ile gereksiz derecede yüksek kontrat verildiğini düşündüğüm Porter Jr kontratının karşılığını vermeye çalışır, tüm sezon ilk 3-4’te olurlar. Takasta kullanacak oyuncuları ve bütçeleri olmadığından bu kadro ile mücadele etmeliler. Murray döndüğünde Porter’ın gelişmesine göre 2. ya da 3. oyuncu olması sonucu Play-off’a ilk 4’te kalırlar, sonrasında da Murray’nin bubble’daki Play-off kahramanlıklarını tekrarlaması halinde Konferans Finali’ne kadar yükselebilirler.

PHOENIX
Geçen sezonun en sağlıklı takımı, kariyerinin en iyi oyununu 36 yasında oynayan Paul, çok iyi bir skorer olan Booker, sonunda 1 numaralı draft pick olduğunu hatırlayan Ayton ve derin kadroları sayesinde NBA finaline çıkmışlardı. Ancak ilk turda sakat bir Lebron, ikinci turda Murray’siz Denver ve Konferans Finali’nde Leonardsiz Clippers ile oynadıklarını ve bir daha bu kadar 4 ayak üzerine düşme şansları olmayacağını not edelim. Paul’ün 1 yaş daha yaslanması ile Booker’a daha büyük görev düşecek ve artık bu sezon bazı maçlarda parlamaktansa, düzenli bir şekilde her maç 25+ sayı atan bir oyuncu olması gerekecek. Ayton ve Bridges gelişmeye devam etmeliler. Ancak Paul ve Bridges’e toplam 220 milyon dolarlık kontrat imzalayınca, 200 milyondan fazla maksimum rookie kontratı uzatımı isteyen Ayton’a hem salary çap altında yer kalmadı, hem de yönetimin 200+ milyon dolarlık oyuncu olduğuna inanmadığı görüldü. Paul 4 senelik 120 milyon dolarlık emeklilik hediyesi kontratının 1 bilemedin 2 senesinde verimli olacağı için ve Ayton belki de sene sonunda free agent olarak ayrılacağı için, Phoenix’in penceresinin ancak bu seneden ibaret olacağını düşünüyorum. İlk 5 takımın çok güçlü olduğu Batı’da en ufak bir sakatlık Phoenix’i Play-in grubuna indirirse hiç şaşırmam. Diğer yandan üst seviyelerini konferans yarı finali olarak görüyorum.

DALLAS
Doncic ligin en iyi 5 oyuncusundan biri, bunun aksini söyleyecek çıkmaz. Ancak diğer yanda, ligin birlikte oynaması en zor olduğunu düşündüğüm oyuncularından. Zira topu hep kendinde istiyor, tüm takım onun bire bir oynamasını ya da kendilerine pas vermesini bekliyor. Bunu değiştirmeye çalışan ligin en sakin huylu koçu Çarlisle’ın dayanamayıp ayrılması hiç de iyi bir gösterge değil. Bu acından, Çarlisle’ın çantasını taşıyacak seviyede bir koç olan Kidd ile nasıl oynayacağı Dallas’ın bu sezonunu belirler. Porzingis’in takas değeri olmaması, kadroya ikinci bir yıldız katmalarını engelliyor. Kadroda bir türlü maksimum kontratına uzaktan yaklaşamayan Porzingis olduğu sürece ve Hardaway Jr bir Middleton ya da Murray seviyesine gelmediği sürece, Play-off’u zorlayan ve en iyi ihtimal ilk turda elenen bir takım olmaya devam ederler.

UTAH
Geçen senenin diğer sapasağlam takımı olan Utah normal sezonu hiç beklenmedik bir şekilde en iyi derece ile kapamıştı. Ancak aynı ondan önceki 2 yılda Milwaukee’nin yaşadığı gibi, Play-Off’un farklı bir seviye olduğu gerçeği ile yüzleşip yarı finalde hem de Kawhi’yi yarı yolda kaybeden Clippers’a elenmişlerdi. Ana kadro değişmedi ve bench’e takviye yaptılar. Mitchell ve Göbert yine hücumda ve defansta çok yüksek seviyede oynamaya devam edeceklerdir. Ancak Lakers’in 3 tane uzunu olması yüzünden Lakers ile eşleşmeleri durumunda Göbert’in işi zor olacaktır. Bu sezon, geçen seneden ders alarak normal sezonda daha ağırdan almalarını ve 4-6 arası bir yerde tamamlamalarını bekliyorum. Sonra da üst sınırlarını yine ancak konferans yarı finali olarak görüyorum.

GOLDEN STATE
Yeni bir sezon ve yine çok yüksek beklenti ile sezona başlayan bir Golden State. Klay iyileştiğinde sezonu 60-70 galibiyetle bitiren kadrolarına yakın bir hale gelmiş olacaklar, tek fark, hepsinin 3-4er yaş daha yaslanmış olmaları. Geçen sene gösterdi ki, Curry halen ligin en tehlikeli oyuncusu. İstediği zaman gaza basma yeteneği sayesinde Golden State her maçı kazanma potansiyeline sahip. Ancak Klay’ın daha yarım sezon olmaması, Green hariç kadroda geliim pırıltısı gösteren hiç bir oyuncunun olmaması alarm verici konular. Özellikle geçen senenin 2 numaradan draft edilen oyuncusu Wiseman’ın beklenenin çok altında kalması planlarını bozdu. Bu sene de ilerleme kaydetmezse başka bir uzun karşılığında takasta yollanabilir bile. Klay’ın de 2 yıllık aradan eskisinden ciddi derecede daha geri seviyede dönüş yapacağını düşünüyorum. Bir oyuncunun ard arda çapraz bağ ve asıl tendon sakatlığından 2.5 sezon oynamadan eskisi gibi dönmesi fiziksel olarak imkansız. Otoritelerin GS’den beklentisi çok yüksek. Ancak benim değil. Kadro olarak kısalar ve özellikle Play-off’ta, fizik ön plana çıkıyor. Bu kadar güçlü takımın olduğu Batıda ilk 6 ile Play-off’a direkt kalmaları başarı olur, sonrasını Splash Brothers’ın play-off performansı belirler. En iyi ihtimal, mucizevi skorlarla Konferans Yarı Finali, büyük ihtimal ilk tur diyorum.

PORTLAND
Muhteşem oyuncu Lillard ve makus talihi olan vasat Play-off takımı Portland. Lillard başka takıma gitmediği sürece kariyerinde hiç şampiyonluk yaşamamış en iyi oyuncular grubuna dahil olacak, ki çok sağlam bir grup bu aslında Malone, Stockton, Barkley, Ewing, Dominique gibi oyunculardan oluşan. Portland’ın aslında çok iyi bir ilk beşi var, Nurkiç ve McCollum’un başı çektiği. Ancak sonrasında kadro çok zayıf, bu da Lillard’ın uzun süre almasına ve çok süt çekmesine yol açıyor. Her maç 15 de 50 de atabilen bir ortam oluşturuyor. Play-in’den dahi olsa Play-off’a kalma zirveleri olacaktır.

NEW ORLEANS
Lebron’dan bu yana beklentilerin en yüksek olduğu 1 numaralı draft seçimi olan Zion 2 sezondur sakatlıklar yüzünden yarım yamalak oynadı. Arada oynadığı maçlarda potansiyelinden esintiler sunsa da hiç bir zaman “işte bu beeee” dedirtmedi. Tam o sene bu sene diye düşünüyorduk ki, yine sakatlık sayesinde sezona yaklaşık 1 ay geç başlayacağı açıklandı. Ya şanssızlıklar yakasını bırakmıyor ya da şişmanlık sınırının biraz ilerisindeki cüssesi yüzünden kolay sakatlanıyor. Full sezona yakın oynasa takımını Play-off’a çıkaracağından şüphem yok, ancak sanki bu sene de bunu göremeyeceğiz gibi. Kadro nispeten zayıf ve Zion’u tamamlayacak yapıda değil. İngram dışında kadroda averaj üstü bir oyuncu yok. Yine de Zion’u daha çok seyredebilmek için New Orleans maçlarını kaçırmamak gerek. Play-off’a kalabileceklerini sanmıyorum.

COVİD KURALI
Yeni uygulanmaya başlanacak olan Covid kuralını çok doğru buluyorum. New York ve San Francisco şehirlerini başka şehirler de izleyecek mi, daha belli değil. Ancak bu 2 şehirdeki 3 takımın maçlarında salona aşısız oyuncu, hakem, görevli ve seyirci alınmayacak olmasını umarım bir çok şehir daha takip eder ve aşı olmak zorunlu hale gelir. Çovid’in dünyada azalmasının tek yolu olan asi olmanın sporda zorunlu olması gerektiğini düşünüyorum.

KURAL DEĞİŞİKLİKLERİ
NBA’de bir çok oyuncunun, özellikle şutor guard’ların şut çekerken absürd hareketler ile faul almasını yıllardır seyrederiz. Rakibin üzerine atlamak, uzattığı koluna bilerek çarpmak, şuta kalktığında ayağını açıp temas yarattıktan sonra kendini yere atmak geçmiş yıllarda bir çok oyuncunun başvurduğu sahtekarlıklardı. Bu sene gelen kural ile bütün bu “bilerek defansçı ile kontak kurmak” üzerine yapılan hareketlerde artık faul çalınmayacağı açıklandı.

DİKKAT EDİLECEKLER
Batıda Play-in grubuna kalmak için uğraşacak takımlar olarak Fox’un Sacramento’sunu, çok büyük yetenek Morant’ın Memphis’ini ve 6 yıldır bir türlü beklenen patlamayı yapamayan Towns ile geçen sene Rookie Of The Year ödülünü Ball’a kaptıran yetenekli Edwards’ın Minnesota’sını görüyorum. Ancak, KAT yine defans yapmadan pasif pasif oynarsa, Minnesota bir yılı daha diplerde geçirir.

San Antonio, Oklahoma City, Houston konferansın dibini tesgil edecek 3 takım olacaklardır. 20 yıllık başarısının, şampiyonlukların ve play-off serisinin ardından Popovich’in düştüğü seviyeyi görmek bir basketsever olarak beni çok üzüyor.

Heyecan verici diğer oyuncular olarak çok kötü takım olan Oklahoma City’de kendini beklendiği kadar hızlı geliştiremeyen yetenekli guard Gilgeous Alexander ve Houston’da uzun dakikalar alabilecek çaylak Green’i sayabilirim. Batıdaki yeni temsilcimiz Alperen’in Houston’ın kadrosunun zayıflığından dolayı çok dakika almasını, istikrarlı bir şekilde kendini geliştirmesini ve arada bir kaç çok yüksek istatistikli maç çıkarmasını bekliyorum.

TAHMİNLERİM

Doğu Konferansı : Brooklyn vs Milwaukee, şampiyon Brooklyn
Batı Konferansı : Lakers vs Clippers, şampiyon Lakers
NBA Şampiyonu Brooklyn
MVP : Durant
Rookie : Green
Sayı kralı : Beal

mail: cuneyt.soydas@abcspor.com

twitter: @cuneytsoydas

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikFC SHERIFF TIRASPOL NEREYE KOŞUYOR?
Sonraki İçerikHAKETMEDİK

Son Haberler

ÇOK MU ZOR?

ÇOK MU ZOR? Nihayet 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri Play-Off Kura çekimi yapıldı. Ve rakibimiz belli oldu. Portekiz. Şimdi...

BELÖZ TAKTİĞİ İLE

Fenerbahçe sahaya 5 tane (Sosa, Mert Hakan, Zayc,Mesut, Irfan Can) kariyerlerinin önemli bir bölümünde 10 numara pozisyonunda oynamış oyuncuyla çıktı. Hatta Hollanda'da bir çok...

TEKERRÜR

TEKERRÜR Takımlardan biri lig 7.si, diğeri lig 9.su olunca dünya derbisi falan filan gibi abartılı sözlerin sarfedilmediği bir derbi haftası yaşadık, belki bir ilktir, belki...

ARTIK YETER!

Galatasaray sahasında 2 yıl sonra full seyirciyle oynadığı ilk maçta Fenerbahçe’yi ağırladı. Maça her zamanki başlangıçlarından farklı olarak yüksek baskıyla başlamayan bir Galatasaray vardı. Daha...

SERGEN HOCA BÖYLE İSTEDİ

Ligin henüz 13.haftası maçıydı, ama Beşiktaş için bir nevi tamam/devam maçı niteliği de taşıyordu Alanyaspor deplasmanı. Lider Trabzonspor'a mağlup olunan son karşılaşmanın ardından 10'a...

Benzer Konular