https://www.abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

PERUGIA – TRENTINO YARI FİNAL İLK MAÇ

Okunması Gerekenler

DEMEK YİNE BANA HÜSRAN, BANA YİNE HASRET VAR

"Günümüzün çocukları lüksü seviyor. kötü davranışları var, otoriteye baş kaldırıyorlar, yaşlılara saygıları yok, çalışmak yerine lak-lak etmeyi seviyorlar. Anne babaları...

EUROLEAGUE OYUNCULAR BİRLİĞİ (ELPA) ÖDÜLLER

Euroleague Oyuncular Birliği (ELPA) bu sezon ilk kez dağıttığı bireysel ödüllerin sahipleri belli oldu. Oyuncuların da MVP oyu aynı Euroleague...

AFRİKA FUTBOLU – 2

AFRİKA FUTBOLU - 2 Birkaç gün önce Kuzey Afrika futbolunu detaylı olarak incelemiştim. Bugün ise Doğu Afrika, Orta Afrika, Güney...
Çeyrek yarımın yarısı
Yarım tamın yarısı…
Peki tam neyin yarısı?
Aksiyomları ve üç boyutlu Dünyamızı fazla kaşımadan, İtalya Voleybol Liginde çeyrek final maçlarıyla avunalım. Ben açılışı Perugia-Trentino ile yaptım. Hem play off öncesini domine eden performansı hem de uzun süredir bir arada oynayan kadrosu ile kupanın doğal favorisi Perugia kendi sahasındaki maçı da kolay kazanır diyorduk. Fakat medyatik oyuncusu Kovaçevic ile “ıstralya” Eder sayesinde Trentino’da hiç yabana atılacak takım değildi.
Neyse, benim zurna sesimle peşrev olmayacağına göre, girizgahı daha uzatmadan maça geçelim.
Beyaz T Shirt’leriyle tribünleri dolduran Perugia taraftarı için takımlarının lacivert, rakibin ise beyaz formayla sahada dizilmesi ilginç oldu. Ama tüm maç boyunca seyirciler enerjilerini harika şekilde sahaya aktardılar. Perugia’nın etkili servisleri ve Kovaçevic’in tutukluğu zaten ibreyi Perugia yönüne çevirmişken Berger’in güçlü smaçları seti hep önde götüren ev sahibinin yirminci sayı sonrası daha az hata yaparak seti kolayca almasını sağladı.  Bu sete dair aklımda kalan iki görüntü de üç metre çizgisi üzerinden orta oyuncuya atılan paslarla gelen sayılardı. Bir de takım olarak Mizuno ayakkabı giyen Trentino bunu bizim gençliğimizdeki masum ekip ruhuyla yapmamıştı herhalde.
Araya girip, setlerin 25’te bitmesine değinmek istiyorum. Bilemiyorum sizlerde de bu duygu oluştu mu; ama ben NBA ya da herhangi bir basket maçını baştan sona artık izleyemiyorum. Evet, zamansızlık ve izlenebilecek medyanın bolluğu da bunda etkili tabii; fakat bana üçüncü çeyreğin ortalarına ya da voleybolda 16. sayıya kadar ısınma gibi geliyor. Voleybolculara haksızlık etmek istemem; zira artık tüm üst düzey karşılaşmalarda ilk sayı ile son puan arası konsantrasyon ve istek o kadar da farklı değil. Ancak basketbolda bunun gözlemleyemiyorum. Bazen ilk iki çeyrekte yirmileri geçen farka rağmen, herkeste bir şekilde bu maç üçüncü çeyrekte başa baş hale gelir güvencesi var. Tabii her zaman olmuyor, bazen bir takım farkı açarak dördüncü çeyreği formaliteye de dönüştürebiliyor. Yine de basket doğrudan 3. çeyrekten başlasa diye düşünüyorum. Voleybol artık çok daha hızlı oynansa da yine de 25 sayı fazla geliyor. Bilemiyorum, belki de reklam ve işin finansal boyutu açısından 90dk homo sapiens için ideal eğlence süresidir…Ben, bol vaktim yoksa, voleybol seyretmeye 16. sayıdan başlıyorum.
İkinci set de Trentino’nun üstünlüğüyle geçti. Ancak, Zaytsevin muazzam smaçları dışında harika manşetleri de gözden kaçmadı. Berger ne kadar da bizim Gökhan’a benziyor. Yedinci sayıda harika bir ralli yaşandı. Temaşa demişken, araya parça atalım: Ronaldo’nun rövaşa-volesi nasıldı ama…Eskiden file önündekiler ellerini baş hizalarında kaldırıp rakibe psikolojik baskı kurarlardı. Şimdilerde “önce can, sonra canan” mantığıyla takım arkadaşları smaç servis atarken ellerini başları arkasında kilitliyorlar. Haydi hakem tam önündeki blok outu görmedi;peki sesini de mi duymadın be adam? Allahtan Video Check var da Trento durumu 13-9’a getirdi. Bu arada 11 yönündeki top toplayıcının ayakkabıları rugan gibi parlıyordu. Bir de oyuncular yeniden kolye takmaya başlamış. Bir tanesi filede asılı kalıp ensesini kesince akıllar başa gelir muhtemelen. İkinci sete ait yazdıklarıma bakıp setin ne kadar heyecansız geçtiğini anlayabilirsiniz. Trentino açık ara 25-18 aldı gitti.
Üçüncü set sanki maç yeniden başlamıştı. Ancak onuncu sayı sonrası Perugia farkı açmaya başladı. 19-13’te Perugia antrenörüne rakip bench’e hareket yaptığı gerekçesiyle sarı kart çıkınca adam çıldırdı. Bu durum Trentino’ya toparlanma şansı verse de kaptan Lanza servis kaçırınca Perugia kendi sahasında rahat bir nefes aldı. Berger’in blok üstünden harika smacıya grogi duruma düşen takımını yine de 22. sayı sonrası sahne alan Lanza topralayıp, MVP etiketinin boşa olmadığını bir kez daha ispatladı. Daha önce de belirttiğim gibi smaç yerine çektirme ya da plaseler bu serilerde daha fazla iş yapıyorlar. Ancak Kovaçevic muazzam bir özgüvenle kritik noktada etkili smaç servis denemesi fileye takılınca altın tepside sunulan fıratı Perugia geri çevirmedi. Buna rağmen 24-23 gerideyken risk alıp etkili servis attı. Ancak Zaitsev bunu da harika bir refleksle karşıladı. Berger de kısa üstü pası sayıya çevirip maçın kaderini belirleyen seti Perugia’ya  kazandırdı. Bu sette hakemin kendisi için Video Check talep etmesi ilginçti. Ancak bizim spikerin ikide bir “servis uzun kaldı” demesine daha çok takıldım ben… Hay uzunselvileraltındayataruyumazoğlu kadar taş düşsün diline..Servis auta giti ya da kaçtı demek yerine uzun kaldı ne cins bir anlatımdır yahu?
Kırılma setini kaybeden Trentino dördüncü sette havlu atar diyorduk; ama kırılan tarafı duvara yaslamış olacaklar ki 19. sayıda rakiplerini yakalayıp maçı kaybetseler bile burunlarından getirdiler. Bu hırs ile kendi sahasındaki maçı Trentino’nun kazanması sürpriz olmaz.
mail: attila.sayan@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

DEMEK YİNE BANA HÜSRAN, BANA YİNE HASRET VAR

"Günümüzün çocukları lüksü seviyor. kötü davranışları var, otoriteye baş kaldırıyorlar, yaşlılara saygıları yok, çalışmak yerine lak-lak etmeyi seviyorlar. Anne babaları...

EUROLEAGUE OYUNCULAR BİRLİĞİ (ELPA) ÖDÜLLER

Euroleague Oyuncular Birliği (ELPA) bu sezon ilk kez dağıttığı bireysel ödüllerin sahipleri belli oldu. Oyuncuların da MVP oyu aynı Euroleague organizasyonu gibi Anadolu Efes‘in Sırp...

AFRİKA FUTBOLU – 2

AFRİKA FUTBOLU - 2 Birkaç gün önce Kuzey Afrika futbolunu detaylı olarak incelemiştim. Bugün ise Doğu Afrika, Orta Afrika, Güney Afrika ve Batı Afrika futbolunun...

AFRİKA FUTBOLU – 1

AFRİKA FUTBOLU - 1 Daha önceki yazılarımda, Fas’ın Hollanda futboluna, Cezayir’in Fransız futboluna etkilerini araştırdığımdan, bu hafta ve ilerleyen günlerde de Afrika futbolunu incelemek istiyorum. Bu...

CEZAYİR FUTBOLU VE FRANSIZ FUTBOLUNA ETKİLERİ

CEZAYİR FUTBOLU VE FRANSIZ FUTBOLUNA ETKİLERİ Daha önceki yazılarımda Fas ve Surinam Futbollarını incelemiş ve her ikisinin de Hollanda Futboluna etkilerini araştırmıştım. Bu haftaki konum ise...

Benzer Konular