https://www.abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

TÜRKİYE CUMHURİYETİNE YAKIŞAN

Okunması Gerekenler

LIV SERIES, İLK BOMBA GOLFE ATILDI

LIV Series, İlk Bomba Golfe Atıldı Geçtiğimiz sezon Avrupa’nın önde gelen futbol kulüpleri hem pastadan yeterli payı almadıkları, hem de...

BKY İLE 7 SORU 7 CEVAP

* Fenerbahçe bu kadar sene beklemeye alışkın değil ve kulüp tarihinde bir rekor. Yeni sezon, yeni kan; Jorge Jesus.....

HAZIR MIYIZ?

2 tane ömür lazım derler; biri tecrübe elde etmek için, diğeri de edindiğin tecrübeyi kullanmak için. Ali Koç da bu...

UEFA ülke kulüp katsayılarına bakınca ligimizin onuncu sırada olduğu gözüküyor. Futbola olan yatırım, kadro kaliteleri, kulüp gelenekleri, taraftar desteği ve futbola olan ilgi sebepleriyle yerimizin çok daha yukarıları olması gerektiği düşüncesindeyim. Kulüplerimiz ciddi bir borç yükü altında ancak futbolun sahada oynanan bir oyun olduğu düşünüldüğünde, altıncı sıraya yerleşmek gerçek dışı bir hedef olmasa gerek. Altıncı sıradaki Rus kulüplerinden bir eksiğimiz yok, potansiyelimiz ise onlardan daha yüksek seviyede. Tek yapılması gereken, bu potansiyeli açığa çıkarmak.

İlk beşteki ülkelerin takımlarıyla arada çok büyük bütçe farkı var ve sıralamada son beş yıl göz önüne alındığı için, en az 2023’e kadar o seviyeye gelmek pek mümkün gözükmüyor. Bu süre içerisinde kulüplerimiz mali durumlarını düzene sokar, her sezon yüksek puan toplayıp daha fazla takımla Avrupa arenasında mücadele edilirse, büyük liglerle aradaki makas biraz daha kapanır ve beş büyük ligden biri olma hedefinden bahsedilmeye başlanabilir. Ulaşılır ya da ulaşılmaz ancak hedef 2023’e kadar altıncı sıraya yükselmek, daha sonra da beş büyük ligden biri haline gelmek olmalı. Yeri gelmişken, Beşiktaş kulübü son iki yılda ülke puanına olan katkısı sebebiyle teşekkürü hak ediyor, aksi olsaydı sıralamamız daha da aşağılarda olabilirdi.

Şampiyon olan takımın Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılmasının sürdürülmesi ve gelecekte daha fazla takımla Avrupa’da mücadele etme adına bu sezon çok kritik. Renk ayırt etmeksizin her temsilciye ülke futbolunun, sporunun gelişimi adına önemli bir iş düşüyor. Bu sadece kulüp meselesi değil, ülke meselesi.

Yadsınamaz bir gerçek var; hem kulüplerimiz, hem de milli takımımız uluslararası arenada başarıda sürekliliği yakalayabilirse, Türkiye’ye ülke tanıtımı ve itibarı açısından önemli bir fayda sağlamış olur. Basketbol ve voleybolda en üst seviyede, en üst ligde bu gerçekleştirildi, gelecekte de gerçekleştirilecektir, futbolda gerçekleştirememek için hiçbir sebep yok. Futbolun beşiğinde Leeds’liler Fatih Terim tarafından futbol dersine maruz kalırken Ercan Taner’in dediği gibi, “Türkiye Cumhuriyeti’ne bu yakışır”

Gelecekteki hedeflere ulaşabilmek için, yakın gelecekteki hedeflere ulaşmak, adım adım ilerlemek gerekiyor. Kısa vadeli hedefi başarmak, uzun vadede daha avantajlı hale getiriyor, güçlenerek ilerledikçe bugün zor gözüken, yarın kendiliğinden kolay bir hale geliyor. Bir yere giderken, uzun bir yola çıkarken farklı yerlerden geçilir, sadece kalkış ve varış noktaları yoktur, yol üzerinde birçok yer vardır ve varış noktasına varabilmek için mutlaka oralardan geçmek gerekir. Fazla hız daha çabuk varmaya neden olur ama kaza riski de vardır. Rölantide gitmek biraz geciktirebilir ama daha garanti bir yoldur.

Araba modeli de önemli, Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nde sadece kendinden hızlı arabalarla değil, gruptan çıkarsa uçaklarla yarışmak zorunda kalacak. Yapılması gereken bir şekilde onları havada değil, karada tutmak. Bu da sadece kendi hızınla olmaz. Futbolda sadece iyi oyun yetmez, rakibin oyununu da bozmak gerekir. Sadece hücum yetmez, iyi de savunmak gerekir. Tam kapasite sergileyip, rakibin kapasitesini sergilemesini engellemek gerekir. Çok basit bir formül var, iç sahada üçte üç yap ve gruptan çık. En az o kadar önemli bir şey daha var ki, o da gruptan lider olarak çıkmak. Başka grubun lideriyle oynamamak ve ikinci maçı iç sahada oynama avantajını ele geçirmek, en az gruptan çıkma kadar önemli. Diğer ihtimaller böyle bir gruba düşmüşken akıldan bile geçirilmemeli.

Futbolda ne başarılırsa başarılsın her sezon yeni bir başlangıçtır, hedeflerin sonu ve doyuma yer yoktur. Geçmiş değil, gelecek önemlidir, geriye değil ileri bakmak gerekir. Doyulduğu an, heyecan bittiği an, hedefsiz kalındığı an başarısızlık kaçınılmaz olarak gelir. Fatih Terim ilk basın toplantısında hedef için bazı ipuçları verdi, zaten tek eksik kupaya bakınca kendiliğinden belli oluyor. Bu sezon ne kadar ileri gidilirse, gelecek sezonlarda istikrar sağlandığı takdirde hedefe ulaşmak o kadar kolaylaşır. Şampiyonlar Ligi maddi-manevi büyük kazanç ancak gelecek sezon da aynı arenada olmak için ligde şampiyon olma gerçeği de unutulmamalı.

Ne kadar istenirse istensin, oyuncuların Şampiyonlar Ligi maçlarına konsantreleri farklı olacaktır ancak maç seçme durumuna gelinirse ki buna ihtimal vermiyorum, zaten zor olan iki kulvarda mücadele daha da zorlaşacaktır. Beşiktaş geçen sezonun ilk yarısında bu sıkıntıyı yaşadı. İlk yarı lig istenen noktada bitirilir, Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkılırsa, ikinci yarının doğru takviye ya da takviyelerle daha kolay geçeceğini düşünüyorum.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: emre.cihangir@abcspor.com

 

Önceki İçerikSİNGAPUR’DA KAZANAN HAMILTON
Sonraki İçerikSEPAK TAKRAW

Son Haberler

LIV SERIES, İLK BOMBA GOLFE ATILDI

LIV Series, İlk Bomba Golfe Atıldı Geçtiğimiz sezon Avrupa’nın önde gelen futbol kulüpleri hem pastadan yeterli payı almadıkları, hem de...

BKY İLE 7 SORU 7 CEVAP

* Fenerbahçe bu kadar sene beklemeye alışkın değil ve kulüp tarihinde bir rekor. Yeni sezon, yeni kan; Jorge Jesus.. Tecrübeli td FB'nin şampiyonluk özlemini...

HAZIR MIYIZ?

2 tane ömür lazım derler; biri tecrübe elde etmek için, diğeri de edindiğin tecrübeyi kullanmak için. Ali Koç da bu gerçeği tüm samimiyetiyle itiraf etti...

SKOR TUTMA SİSTEMLERİ ADİL Mİ?

Birey veya takım sporu olsun profesyonel sporlarda, taraflardan kimin kazandığını tespit etmek için çok çeşitli skor tutma yöntemleri bulunmakta. Oyunların tarihinde hangisinin nasıl, neden...

BU SEZON 2.’YİZ, PEKİ SENEYE?

Ligin ikinci devresi başladığında kendi sahasında Adana Demirspor'a yenilmiş, yenilirken de dağılmış paramparça bir Fenerbahçe vardı sahada. Rakibe direnç gösteremeyen, hem fiziksel hem de...

Benzer Konular